YOKSULLUK

Author Image
Hamza Oğuzer
Eyvah! Fukaranın beli büküldü.
Medet, ticaretin gücüne kaldık.
İyiler âlemden göçtü, çekildi.
Bizler zamanenin piçine kaldık.
Âşık Seyranî
1) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2015’te uygulanacak olan asgari ücreti 6+6 olarak belirledi.
Buna göre: ilk altı ay için asgari ücret: brüt- 1.202 TL. net: 949 TL İkinci altı ay için brüt: 1.274 TL. net: 1000 TL

2) Türkiye emek örgütlerinin yaptıkları hesaplamaya göre; dört kişilik bir ailenin açlık sınırı: 1.427 TL. Yoksulluk sınırı ise: 3.500 TL

3) Devlet, işçiye ödenen aylık asgari ücrettin 531 lirasını vergi ve prim borcu olarak geri alıyor. Demek ki asgari ücretten kesilen vergi ve prim oranı %40’a yakın.

4) Çalışma bakanlığının Ocak – 2015 istatistiklerine göre 12 milyon 180 bin işçinin %89’u sendikasız, %60’ı asgari ücretli… Öte yandan sosyal yardımı muhtaç yoksulların sayısını ise ilgili bakanlık, 13 milyon olarak açıklıyor. Devlet, yoksulluğu nasıl belirliyor? Aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden az  (yaklaşık 400TL) olanları yoksul olarak kabul ediyor.

5) Devlet, bu yoksullar için ne yapıyor? Sosyal yardım fonunu işletiyor. 2013 verilerine göre toplam milli gelirin %1.35’i bu fona ayrılıyor. Bugün itibariyle ülkemizde 3.1 milyon aile, bu yardımlardan yararlanıyor. Yardım alan bu insanlar, AKP’nin bu parayı verdiğini; o, iktidardan giderse bu yardımın kesileceğini sanıyor; daha doğrusu, yapılan propagandalarla buna inandırılıyor.

6) Bizden çok daha fazla milli gelire ve bizden daha az nüfusa sahip olan AB üyesi ülkelerin sosyal yardım fonuna ayırdıklar pay, ortalama  %2.5…  Yani her ülke kendi milli gelirinin belli bir yüzdesini sosyal yardım fonuna ayırıyor. Bizdeki bu yardım da AKP ile gelmediği gibi onunla da gitmeyecektir. İnsanlarımızın  öncelikle bunu anlaması gerekiyor.

7) Kapitalistlerin doymak bilmeyen kâr hırsı ile gelir dağılımındaki eşitsizlik, yoksulluğun en büyük nedenidir. Yani yoksulluk kader değildir. Kapitalizm de öyle…

8) Dünyanın en zengin %1’lik kesimi, küresel gelirin %48’ini alıyor. Geriye kalan %99’luk kesim ise %52 ile yetiniyor. Ozanımız ne diyordu?:”Adaletin bu mu dünya?” Bu, dünyanın adaleti değil; dünyayı yöneten bir avuç kapitalistin adaleti… Daha doğrusu, adaletsizliği…

9) Dünya Gıda Örgütü (FAO), dünyada 842 milyon insanın, yani dünya nüfusunun %12’sinin günlük gıda ihtiyacını karşılayamadığı için aç yattığını söylüyor.

10) Yoksulluğun üç farklı türü var:     a) Günlük geliri 1.25 doların altında olanların yaşadığı mutlak yoksulluk.
b) İçinde yaşadığı toplumun ortalama gelir düzeyinin altında olan Göreli yoksulluk.
c) Hayatın uzun bir dönemini kapsayan ve babadan evlâda devredilen Kronik yoksulluk.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir