Yıldırım’da reklamları izlemeye devam ediyorsunuz!

Author Image
Yüksel Baysal
Uzun yıllar önce AS TV’de yaptığım televizyon programında Yıldırım Belediye Başkan adaylarını konuk etmiştim.
Hüsamettin Cindoruk’un genel başkanı olduğu şemsiye partisinin bu sorunlu ilçedeki adayı emekli bir askerdi.
Hiç unutmuyorum, “Yıldırım’ın sorunları nasıl çözülür?” soruma karşılık, “Bu ilçenin sorunlarını insanlar çözemez, Yıldırım’ı ancak Allah kurtarır” demişti. Gerçekten de öyle değil mi? Binlerce kaçak yapı, yamuk-yumuk caddeler, gelişi güzel serpiştirilmiş binalar, bu ilçeyi yıkıp sıfırdan kurmaktan başka çare var mı?
Ne yazık ki, bu ilçenin belediye başkanları açısından da talihsiz bir sicili var. Zeki Eke kurucu başkandı, DYP’lilerin rant savaşına engel olmadı. Yıldırım’ı ilk parselleyen o partinin elemanları oldu.
Ardından ANAP’lı Cüneyt Karlık sahneye çıktı, belediye başkanlığını bir tür şova dönüştürdü. Çeşme açılışı bile yaptığını anımsıyorum.
Yıldırım’da gerçek hizmet DSP’li Belediye Başkanı Ramazan Altunöz döneminde yapıldı. Partililerin taleplerine kulak asmayan, ranta ve kaçak yapıya izin vermeyen Altunöz, sadece hizmete odaklandı ve şimdi Yıldırım’daki görülen önemli hizmetlerin tamamına yakınana imza attı.
2004’ten sonra yine şov dönemi başladı. Özgen Keskin, reklama ağırlık veren bir çalışma yürüttü. Onun döneminde Yıldırım’da basın toplantılarına katılanlar, Özgen Başkan’ın çizdiği pembe tabloları uzun uzun dinlediler. Ağzından bal damlıyordu ama gerçek de apaçık ortadaydı. Köyden bozma iri bir kasaba, her metresi beton bloklar tarafından işgal edilmiş topraklar, 10-15 kilometre uzağında Nilüfer’in bile 150 yıl gerisinde kalmış bir ilçe…
Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri Özgen Keskin’in başarısızlığını iki dönem sonra anladılar ki, aday değişikliğini gittiler. 2014 yerel seçimlerinde başkanlık koltuğuna İsmail Edebali oturdu. Ne yazık ki, yeni başkan İsmail Edebali döneminde bu tabloda henüz bir değişiklik olmadı. Hatta, yapılan reklam ağırlıklı harcamalar, İlçe Başkanı Hüdai Yazıcı ile akraba Cevdet Tuzak’a teslim olunmuş bir görüntü verilmesi, Yıldırım’daki umutsuz tabloyu derinleştirdi.
Önceki gün eski Başkan Ramazan Altınöz’ün sosyal medyada isyan edercesine paylaşımını bilmem gördünüz mü? Şöyle diyordu Ramazan Altınöz: “Dün eşimin rahatsızlığı nedeniyle Yıldırımda Şevket Yılmaz Hastanesi’ndeydik gün boyu… Üst tarafta inşa ettiğimiz Barış Manço Kültür Merkezi’nin etrafında dolaştım.Gördüklerim içimi acıttı. O mekanın her karesi kültür faaliyetleri içindi… Resimler çektim bakın neler var. En üst katta kaçak çıkma restaurant … Eczane… Dev ekranda Lig TV izlenecek fast- food yerleri, bizden sonra göreve gelen zihniyetin yansımasıdır. Türkiye’de olduğu gibi maalesef bunları yüzlerine vuracak yerel muhalefetsalonlarda sen ben kavgasında…”
Baktım o resimlere, Barış Manço için kültür merkezi demeye bin şahit ister. Binanın dört bir yanı tabelalarla donatılmış… Adeta büyükçe bir AVM olmuş Barış Manço Kültür Merkezi…
Peki, bu kötü gidişe karşı muhalefetteki CHP ve MHP ne yapıyor? Şimdiye kadar şöyle esaslı bir çıkışa tanık olmadık. Ana muhalefet konumundaki MHP sessiz, sedasız… Osmangazi’de MHP’li Cemil Aydın’ın yaptığı etkin muhalefetinin binde biri orada yapılmıyor.
CHP’liler ise yine her zaman olduğu gibi iç yarışta birbirlerini yemekle meşgul!
Anlayacağınız olan yine Yıldırım’a oluyor. Son günlerin moda deyimiyle hayaller Paris, gerçekler Yavuz Selim… Bu tabloyu değiştirecek bir ışık da tünelin ucundan görünmüyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir