Yeryüzü Hukuku

Author Image
Necati Özyiğit
 Yeryüzü hukuku, bir felsefe yada bir yönetişim yaklaşımı olarak, insanlığın yeryüzünün tüm canlıların oluşturduğu topluluğun bir parçası olduğu ve sağlıklı bir gelişme için bu topluluğun kurallarıyla uyum içinde olmamız gerektiği gerçeğini kucaklar.
Mantıken insanlar daha büyük bir evrensel düzenin (yada yeryüzünün) parçasıysa ki onsuz var olamayacağımız ortadayken düzenin sağlıklı bir şekilde devamı için insan davranışlarını yönetmek üzere oluşturduğumuz sistemlerin, sistemin tümüyle uyum içinde olması gerekir.
Tüm sistemle tamamen uyumlu olmayan ilkelere dayanan alt sistemler uzun süre kalıcı olamazlar. Daha önemlisi, bize yaşam veren ve refahımızı arttıran tüm güçler, tüm varlıkların birbirleriyle bağlantısını oluşturan bir ilişkiler ağının doğrultusunda akıyor.
İnsanı doğaya yabancılaştırmak ve insan ile yeryüzü arasında karşılıklı düşmanca yada rekabetçi ilişkiler oluşturmak tam anlamıyla kendi eliyle bindiği dalı kesmektir. Endüstrileşmiş tüketim toplumları, yeryüzünü böğürmeye, insanın refahı için meşrulaştırılan ve kolaylaştırılan bir şekilde tasarlanmıştır.
Diğer yandan Yeryüzü Hukuku, insanlara kendi refahlarını, birlikte yaşadıkları yeryüzü topluluklarının sağlığı, güzelliği ve bütünlüğüne katkıda bulunarak sağlamalarında rehberlik etmek amacındadır.
Yeryüzü hukuku yaklaşımının ana önermesi, uzun dönemli refah ve hayatta kalmanın (başka türlerle birlikte) habitatımıza ne kadar intibak ettiğimize bağlı olmasıdır.
Bu durumda, insan yönetişim sistemlerinin ilk hedefi, yaşam için temel olan yeryüzü topluluklarını bozmadan gelişmeyi sağlayacak şekilde insan davranışlarını garantiye almaktır.
Bunun anlamı, insan yönetişim sistemlerinin sürekli yenilenen yaşam topluluklarında gözlemlediğimiz yönetişimin prensiplerinin aksine değil, bu prensipler doğrultusunda düzenlenmesidir. Bu perspektifte, yönetişimin amacı hayatta kalmak için formunuzu iyileştirmek (Darwinci manada) ve yeryüzüne uyumumuz için sürekli uyarlama yapmaktır. En başta, evren düzeninin nasıl olduğu üzerine mümkün olan en iyi kavrayışa ulaşmak gerekir.
Bu kavrayıştan ilham alınmalı ve yeryüzü topluluğu içerisinde bütünleşik olduğumuz gerçeğiyle uyumlu yönetişim sistemleri tasarlanmalıdır. Hukuki, ekonomik ve siyasal sistemlerin amacı sağlıklı yeryüzü topluluklarının süre gelen evrimine katkıda bulunacak şekilde davranışları teşvik etmek ve yaşam topluluğu bakış acısıyla da “antisosyal” davranışlarından caydırmak olmalıdır.
Yeryüzü hukuku çoğu çağdaş kültürlerin materyalist dünya görüşünden derinlemesine farklı bir dünya görüşünü yansıtır. Bu nedenle çağdaş yönetişim sistemlerine önemli bir tehdit oluşturur. Yeryüzü hukuku, üzerinde anlaşılmış referanslar çerçevesinde diğer hukuku yaklaşımlarla birbirini itip kakan bir başka kuram daha değildir.
Hukuki çerçevenin bizzat kendisine meydan okur öve yönetişimin günümüzde anlaşıldığı şekliyle gerçek amacı nedir sorgular. Yeryüzü hukuku, evreni ve bizim evrendeki yerimizi anlamada daha büyük bir kültürel değişimin yönüdür.
Kaynak: Dünyanın Durumu 2014

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir