“YENİ TÜRKİYE’NİN FATİHLERİ”

Author Image
Hamza Oğuzer
Yazının başlığını 31 Mayıs 2015 tarihli “Yeni Şafak” gazetesinden alıyorum.  İlk sayfanın neredeyse yarısını kaplamış olan alandaki topluluğun fotoğrafı üzerine fotomontajla yerleştirilen Erdoğan ve Davutoğlu’nu gördüğünüz zaman yeni fatihlerin kim olduğunu hemen anlıyorsunuz.
Bundan 562 yıl önce, 29 Mayıs 1453’te 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet, 150 bin kişilik ordusuyla 53 gün kuşatma altında tutuğu İstanbul’u sonunda ele geçirdi. Etrafı surlarla çevrili kentin içinde 8.000 insan, büyük bir umutla, Hıristiyan âleminden gelebilecek yardımı bekledi; fakat  o yardım bir türlü gelmedi. Surların sağlamlığına güveniyorlardı; ama Sultan Mehmet’in Macar Urban ustaya döktürdüğü ve o güne kadar eşi görülmemiş büyüklükteki “Şahi” denilen toplardan haberleri yoktu. Haliç’in ağzına gerdikleri zincirin düşman gemilerini Haliç’e sokmayacağından çok emindiler; fakat Fatih’in, gemileri karadan yürüterek arkadan Haliç’e indirebileceğini hayal bile edemediler. Sonunda şehir düştü.
Çok uzun yıllar boyunca, çağ kapatıp, çağ açan bu büyük olayı yıldönümlerinde kutlamak kimsenin aklına gelmedi. İlk Fetih Günü kutlamaları 1910 -1914 arasında İttihat ve terakki yönetimi döneminde yapıldı. Cumhuriyet döneminde kutlamalar yapılmadı. Ne zamana kadar? 1950’ye kadar. Demokrat Parti döneminde ilk kutlama yapıldı. 1960’ta askeri yönetim kutlamalara izin vermedi. Sonunda devletin pek de önemsemediği bu kutlamalar,  İslamcı-muhafazakâr bir kesimin elinde kaldı. 1994’te İstanbul Belediyesi kutlama görevini üzerine aldı. Öte yandan Milli Gençlik Vakfı ve onun kapatılmasından sonra da Anadolu Gençlik Vakfı tarafından da stadyumlarda Fetih Şenlikleri düzenlendi.
Bu yıl, kan kaybetmeye başlayan AKP hükümeti, seçime sayılı günlerin kaldığı bir zamanda bu kutlamaları âdeta bir seçim propagandasına dönüştürdü. Cuma günü yapılması gereken kutlamayı,  daha fazla katılım sağlamak için cumartesi gününe aldı. Çıkartılan resmi yazılarla, tatil gününde de olsa belli sayıda öğrencilerin katılımı sağlandı. TSK ilk kez kutlamalarda yerini aldı ve 84 kişilik Mehter Takımının yanı sıra 1. Ordu içinden seçilen 478 askerden oluşan “Fetih Birliği” ile gösterilere katıldı. Birliğe giydirilen ve Osmanlı ordusunun tüm sınıflarını temsil eden kıyafetler, İstanbul Belediyesince hazırlandı. Türk yıldızları gösteri uçuşu yaptı. 562. yıl için 562 kişilik Mehter takımı, 100 metreye 18 metre boyutlarında ve  şu ana kadar Türkiye’de yapılan en büyük sahnede hilâl şeklinde dizilerek marşlar söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 78 milyonun değil de sadece AKP’ye oy veren seçmenin Cumhurbaşkanı imiş gibi konuştu. İç siyasete ilişkin mesajlar verdi. Örneğin: “Fetih 7 Haziran’dır.”  “Bizim bir de Rabia’mız var.” Suriye’deki radikal İslâmcı örgütlere yapıldığı iddia edilen ve hükümetçe ‘İnsani yardım yapıyoruz.’ Gerekçesiyle hep reddedilen silah sevkiyatını belgeleyen kamu görevlileri ve o belgeleri yayınlayan gazeteciler için. “Devlet sırrını açıklamak casusluktur, ihanettir, cezalarını çekeceklerdir.” Yollu tehditler savurması gibi.
Sonuç olarak; 1) İstanbul artık bizim ve bizim olarak da kalacaktır.  562 yıldan beri bizim olan bir kenti, artık her yıl yeniden fethetmenin bir anlamı yok. 2) Fetih olayı, tüm milletin ortak tarihi içinde yer alan çok önemli bir olaydır. Bu büyük tarihî olayı, bir grubun sahiplenip, kendi siyasi çıkarı için kullanması kabul edilemez.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir