“Ulu Önder’i örnek alan bir kişiyim”

Emekli Albay Ali Türkşen’in söyleşisine yoğun ilgi

Kardak Kayalıklarına ilk çıkan Komandolardan biri olan Mustafakemalpaşalı Emekli Kurmay Albay Ali Türkşen, İyi Parti İlçe teşkilatının daveti üzerine Mustafakemalpaşa’ya geldi.
Yunanistan ile Ülkemiz arasında 1996 yılında ciddi bir krize neden olan Kardak Kayalıkları olayında, kayalıklara ilk çıkan Türk SAT Komandoları arasında yer alan ve o günden sonra Kardak Kahramanı olarak anılan emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen, İyi Parti İlçe Teşkilatının düzenlediği bir söyleşi programı kapsamında doğduğu memleketi olan ilçemiz Mustafakemalpaşa’ya gelerek söyleşide bulundu. Düzenlenen söyleşiye İyi Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Abdullah Alagöz, İyi Parti İl Parti teşkilatı temsilcileri, Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı İhsan Keçeci, çok sayıda partili ve diğer parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.
“İYİ PARTİNİN GÜCÜ ORTAYA ÇIKACAK”
Program öncesi kısa bir konuşma yapan Abdullah Alagöz, Meral Akşener liderliğinde
1 Nisan’dan sonra İyi Partinin gücünü herkesin göreceğini ve mücadelelerinin gerçek parlamenter sisteme geçene kadar süreceğini söyledi. Daha sonra kürsüye çıkan İyi Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı İhsan Keçeci ise, 20 Ocak’ta kurulan İyi Parti ilçe teşkilatının yoluna emin adımlarla ilerlediğini ve mevcut iktidarın yanlış politikalarından duydukları rahatsızlıkları dile getirdi. Keçeci, “İyi Parti olarak Türkiye genelinde gösterecekleri başarının yanı sıra İlçe Belediyesine talip olduklarını ve kazanacaklarını da sözlerine ekledi.
“FETÖ’CÜLER BİZE KUMPAS KURDU”
Kardak Kayalıkları kahramanı olarak anılan ve aslen 1965 Mustafakemalpaşa Orta mahalle doğumlu olan Emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen ise katılımcılarla yaptığı söyleşide ilçede geçirdiği çocukluk hayatından bahsetti. Daha sonra hayatının belirli kesitlerini paylaşan Türkşen, uzun süredir devleti ele geçirmeye çalışan ve o dönem “F tipi cemaat” olarak nitelendirilen oluşumun kendilerine kumpas kurduğunu anlattı. Türkşen, “Düzmece bir kurgu ile, dönemin Hakim ve Savcılarına suikast düzenlediğimiz yönünde bizi suçladılar. Farklı günler ve saatlerde üzerimize suçlar yıkılmaya çalışıldı.
Oysa kast ettikleri gün ve saatte eğitimde ve Su Altı Komandosu olduğum için denizin altında olduğumu ispat etmeme rağmen 3,5 yıl ceza evinde yatırıldık. Daha sonra bu FETÖ denen belanın ne mal olduğu ortaya çıktı. En Başından beri dediğim tek şey var.
Ben Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda yaşayan ve kendime sadece Ulu Önder’i örnek alan bir kişiyim. Bu durum bundan sonra da değişmeyecektir” dedi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir