UÇAN TABUTLAR

Author Image
Hamza Oğuzer
27 Şubat 2015 tarihinde iki RF-4E (Fantom türü) askeri uçak, Malatya’da 5,325 rakımlı tepeye çarparak düştü, dört pilot şehit oldu. 5 Mart 2015 tarihinde bu kez Konya’da F-4E 2023 uçağı düştü ve iki pilot yüzbaşı şehit oldu.
Konya’da şehit düşen iki Mustafa’dan biri olan Yüzbaşı Mustafa Tanış’ın cenaze töreninde babası Hayri Tanış medya temsilcilerine şöyle sesleniyor: “ Bunları yazın. Oğlum uçan tabut ile gitti. Yazmazsanız en adi insansınız. Saraylar yaptırana kadar, uçan tabutları değiştirsin. Ben yanıyorum; onlar da yansın.”
Yüreği yanmış bu babanın feryadı AK-SARAY’A kadar ulaştı. Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında ikinci kez toplanan bakanlar kurulu toplantısında, keşif amaçlı RF-4E uçaklarının emekliye ayrılacağı, F-4E’lerin ise 2020 yılına kadar envanterde kalacağı yönünde karar alındığı açıklandı.
Öte yandan Hava Füze Savunma Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ise Eskişehir’de basın mensuplarını bilgilendirme toplantısında bazı gerçekleri dillendiriyordu. Ona göre son kaza pilotaj hatasından kaynaklanmıştı. Teknik bir arıza söz konusu değildi. Yine de inceleme sonuçlanmadan kesin bir şey söylenemezdi.
Bu bilgilendirmeden özetle şunu anlıyoruz: Suriye’deki savaş ve terörle mücadele yüzünden sürekli tatbikat yapmak zorunda kalmak, nöbetlerin bir iken ikiye çıkması, personelde bir yorgunluk yaratmış olabilir; ama bir yılgınlıktan söz edilemez.
Askeri pilotların emeklilik nedeniyle meslekten ayrılmaları ve deneyimli birçok pilotun da maddi nedenlerle sivil havacılığa geçmeleri önemli bir sorun.
2010’dan bugüne bu iki gerekçe ile ordudan ayrılanların toplam sayısı: 567… Emekliliğin 20 yıldan 30 yıla çıkarılması, ayrılmaların bir başka nedeni… 15 yıllık zorunlu hizmetten sonra bir 15 yıl daha çalışmak istemiyorlar. 4-5 yılda bir tayin de bir başka sıkıntı kaynağı.
Askeri vesayeti kırmak için yapılan ve sonradan birer kumpas olduğu açıklanan;  Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davalarının da personel üzerinde moral bozucu etkiye neden olduğunu da unutmamak gerek.
Klasikleşmiş bir deyimle; “Üç tarafı denizle, dört tarafı düşmanla çevrili bir ülkede yaşadığınızı söyleyeceksiniz, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” diyeceksiniz en hayati savunma aracı olan silahı başkalarından alacaksınız. Aslında dile getirilmeyen; ama bize göre en önemli sorun, bugüne kadar Ulusal Savunma Sanayini kuramamış olmamızdır.
Uçakları Amerika’dan alacaksınız, modernizasyonunu İsrail’e yaptıracaksınız, sonra da kalkıp Davos’ta İsrail Başbakanı’na “ Van Minüt” çekeceksiniz. 1974 Kıbrıs çıkarmasında görüldüğü gibi, NATO silahlarını izinsiz kullandığınız için ambargoyu yiyeceksiniz.
Çin’den füze olmaya kalkışacaksınız ve bunu cümle Âleme duyuracaksınız; ama ABD ve NATO’dan gelen baskılar yüzünden hemen geri adım atacaksınız. Olmaz. Çözüm: Önce ulusal silah sanayini kuracaksınız; sonrada Suriye muhalefetini değil, kendi askerinizi eğitip, donatacaksınız.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir