TEHLİKELİ SÖYLEMLER

Author Image
Hamza Oğuzer
1) Cumhurbaşkanı Erdoğan 4. Esnaf ve Sanatkârlar Şurası’nda konuşuyor.
Tarih:26. 11. 2014…
“Bizim medeniyetimizde esnaf ve sanatkâr gerektiğinde askerdir, alperendir, gerektiğinde; vatan savunan şehittir, gazidir, kahramandır, gerektiğinde asayişi temin eden polistir, gerektiğinde adaleti sağlayan hâkimdir, hakemdir… (…) Taksici deyip, şoför deyip geçmeyin.
1) Cumhurbaşkanı Erdoğan 4. Esnaf ve Sanatkârlar Şurası’nda konuşuyor.
Tarih:26. 11. 2014…
“Bizim medeniyetimizde esnaf ve sanatkâr gerektiğinde askerdir, alperendir, gerektiğinde; vatan savunan şehittir, gazidir, kahramandır, gerektiğinde asayişi temin eden polistir, gerektiğinde adaleti sağlayan hâkimdir, hakemdir… (…) Taksici deyip, şoför deyip geçmeyin. O, mahallenin eminidir, ağabeyidir, mahallenin bekçisidir.”

2) Rize’de STK temsilcilerine konuşuyor. Tarih: 24. 08. 2015…
“Muhtarlarımıza. ‘İstihbarat örgütleri gelsin de bölücü terör örgütleri mensuplarını bulsun’ demeyeceksiniz dedim. ‘Bir mahallede hangi evde kim var, kim oturuyor bunu en iyi bilen sizsiniz. Muhtar olarak hangi evde kimin oturduğunu, kimin nesebinin ne olduğunu siz gayet iyi biliyorsunuz’ dedim. ‘Bunlar teröristse gelip bunları emniyet mensuplarımıza bildirecek olan sizsiniz. Çünkü siz atanmış değil, seçilmişsiniz’ dedim.”

3) Külliye’de topladığı kaymakamlara hitap ediyor. Tarih: 26 Ocak 2016…
“Statükonun gardiyanlığını yapan bir bürokrasi ülkeye sadece patinaj yaptırır. Sizden ricam şu; mevzuat şöyledir, böyledir… Yeri geldiği zaman koyun mevzuatı bir tarafa… Siz zihinsel İnkılâbınızı devreye sokun; ‘Ben bunu şu şekilde yaparım’ deyin ve yapın. İşte bu, iradeyi kullanmaktır. (…) gerekirse belediyelerin (HDP’li belediyeleri kastediyor) araç gereçlerine el koyarak, gerekirse diğer kurumların imkânlarını da kullanarak bölgedeki hayatı bir an önce düzene koyun. (…) Muhtarların bir kısmı kaymakamlardan memnuniyetini ifade ederken; bir kısmı da şikâyet ediyor. Markajdasınız ona göre.”

Kim söylemiş olursa olsun, bunlar tehlikeli söylemlerdir. Yetkisiz insanların durumdan vazife çıkarmaları sonunda, esnafın polisle birlikte Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ı sokak ortasında nasıl döverek öldürdüğünü unutmayalım.
Demokratik bir ülkede her kurum, yasaların kendisine tanımış olduğu yetki sınırları içerisinde hareket etmek zorundadır. .90’lı yıllarda yaşanan KONTRGERİLLA , JİTEM ve benzeri yasa dışı uygulamalar için Süleyman Demirel de böyle demişti.:” Devlet, bazen rutin dışına çıkabilir” diye. Hayır, çıkamaz ve çıkmamalı. Sonra o “Olağanüstü Hal” uygulaması döneminde çıktı da ne oldu? Yakılan-boşaltılan köyler, faili meçhuller, yaşanan acılar, onca işkenceler terörü bitirebildi mi?  Hayır. Aksine, tüm o baskılar ve işkenceler PKK’yı daha da büyütüp bugüne getirdi.

Muhalefet partilerinin, kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı bu tür tehlikeli söylemler karşısında net bir tavır almalarını ve gerekli uyarıları yapmalarını bekliyoruz; ama maalesef onlar kendi dertlerine düşmüş, kendi iç sorunlarıyla o denli meşguller ki dünyayı gördükleri yok. CHP duvardan indirilen Atatürk resminin ardına düşmüş dedektifçilik oynuyor.  MHP başkanlık yarışında…  HDP derseniz,  şu sıralar ne varlığı belli ne yokluğu.

SON SÖZ: Bu muhalefet, bu gidişle, Erdoğan’ı Başkan yapacak. İşte buraya yazıyorum.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir