TEHCİR / MUKATELE / SOYKIRIM – 2

Author Image
Hamza Oğuzer
Osmanlı, Balkanlardan sökülüp atıldı. Türk ve Müslüman unsurlar akın akın Anadolu’ya gelmeye başladı. Öte yandan, Kafkasya’da Rusların baskısından kaçan Türk ve Müslüman halklar da Anadolu’ya sığınmak zorunda kaldı. İmparatorluk, İttihat-Terakki yönetimince Almanya’nın yanında savaşa sürüklenmiş, dört bir yanda ateş çemberinden geçiyordu.
Ruslar Erzincan’a kadar ilerlemişti. Bölgedeki Ermeniler; Rusya, Fransa ve İngiltere’nin kışkırtmasıyla Büyük Ermenistan’ı kurma hayaline kapılmıştı.
Böyle bir ortamda Osmanlı kendi güvenliğini sağlamak için, Ermenileri bölgeden uzaklaştırmak amacıyla 27 Mayıs 1915’te “Tehcir Kanunu’nu” çıkarmak zorunda kaldı. İstanbul’daki Ermeni komitecilerin, aydınların, din adamlarının ve milletvekillerinin tutuklanması ve bir kısmının yargılanmadan öldürülmesi ise 24 Nisan 1915’te gerçekleşmişti. O yüzden 24 Nisan tarihi,  Ermeniler tarafından soykırımın başlangıcı olarak kabul ediliyor.
1914 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre İmparatorluktaki Ermenilerin sayısı: 1,229,000…  Patrikhane kayıtlarına göre ise: 1,914,620. Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın özel arşivinde bulunan bir defter, 2008 Temmuzunda Murat Bardakçı tarafından “Talat Paşa’nın Evrak-ı Metrukesi” adıyla Everest yayınları tarafından yayımlandı. Bu defterde Talat Paşa, il il Ermenilerin tehcir öncesi ve sonrası nüfuslarını kendi el yazısı ile kaydetmiş.
Bu kayıtlara göre tehcir öncesi Ermeni nüfusu:1,256,403 kişi. Bir yıl sonra, 1916’da Ermeni nüfusu: 284.150…
Buna göre; tehcir edilenlerin sayısı 30 büyük yerleşim yerinde toplam: 972.246 kişi. TTK eski başkanı Yusuf Halaçoğlu’na göre tehcir edilenlerin sayısı: 413.067 tehcir sırasında ölenlerin sayısı: 56.610…
Tehcir edilenler; Der-Zor, Musul, Suriye ve Halep’e sürüldüler. Boşalan evlerine ve arazilerine devletçe el konuldu ve bu yerlere Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen göçmenler yerleştirildi. Göç sırasında birçok insan hastalık ve açlık yüzünden hayatını kaybetti. Bir kısmı dağlardaki asker kaçakları ve eşkıyalar tarafından kafilelere yapılan baskınlarda öldürüldü.
Ermenilere karşı yapılan bir soykırım mıdır değil midir? Bir siyasi kavram üzerinde bu şekilde tartışmanın hiçbir anlamı yoktur. Bizden de önce bu topraklarda yerleşmiş olan onca insanı bir daha geri dönmemek üzere sürmek ve mallarına el koymak zaten başlı başına bir insanlık suçudur.
Bugün gelinen noktada yabancı ülkelerin birbiri ardına aldıkları Soykırımı tanıma kararlarını. “Yok, hükmünde saymak” veya “Bir kulağımızdan girer ötekinden çıkar.” demekle geçiştirilemeyecek gibi görünüyor. Ermenilerin bizden toprak talebinde bulunamayacakları; ama mallarının iadesi konusunda aleyhimize art arda davalar açabilecekleri, hukukçular tarafından dile getiriliyor. Şimdiden bazı davalar açılmaya başlandı bile.
SON SÖZ:: “1. Dünya Savaşı koşullarında bu acıları yaşayan farklı etnik ve dini kökene sahip milletlerin torunları olarak, hayatlarını kaybeden masum Osmanlı Ermenilerini saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimizi sunuyoruz. Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve kültürel mirasına sahip çıkmak, Türkiye için tarihi ve insani bir görevdir.” (T.C. Başbakanı: Ahmet Davutoğlu – 20 Nisan 2015)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir