-SPOR KULÜPLERİNİN TARAFTARLARI-

İlçemizde cumhuriyetle birlikte kurulmuş bulunan (1923) Gençlerbirliği İdmanyurdu (daha sonra Gençlik Spor) ile 1954 yılında kurulan 14 Eylül spor kulübü yöneticileri, yıllarca tatlı bir rekabet ortamında amatör spora hizmet etmeye çalıştılar.
1967 yılında Gençlik Spor Kulübünde görev alarak 1984 yılına kadar bende amatör spor için başarılı çalışmalar yaptım.
1984 yılında her iki kulüp birleşerek MUSTAFAKEMALPAŞA SPOR kurulunca benimde yöneticilik görevim sona ermiş oldu.
Gençlik Spor kulübü önceleri ikinci amatör kümede mücadele ediyordu. 1968 yılında Bursa 1.Amatör kümeye terfi etti.
Bursa İlimizin Merkez Amatör kulüplerinin yanı sıra İnegöl, Yenişehir, Mudanya gibi İlçelerin spor kulüpleri ile yıllarca çok çekişmeli ve Kavgalı maçlar yaptık.
Maçlara gittiğimiz otobüslerin kırılmadık camları kalmadı.
Ayrıca Mudanya da oynadığımız bir maçtan sonra Askeri Garnizona sığınarak canımızı zor kurtardık.
Sözüm ona Türkiye de amatör spora hizmet vermeye çalışıyorduk. Bunların hepsi mazide kaldı. Şimdiler de ise, Türkiye’nin anlı şanlı büyük profesyonel takımlarının, futbol maçlarını izliyoruz.
Geçtiğimiz haftalar da yine FENERBAHÇE-BEŞİKTAŞ derbisinde her iki takım PFDK’na sevk edildi. Neden? Çok sevgili taraftarları yüzünden, Kulüpler de üye başka taraftar başkadır?
Üyeler aidat öderler. Genel kurullara katılırlar, Taraftarlar sadece maçlara girip seyrederler, takımlarını desteklerler.
Maçlar da kavga etmeden, sahaya yabancı cisimler atmadan, dostça hareket edip, seyretseler olmaz mı?
2011 yılında, İstanbul da 27-28-29 EYLÜL TARİHİNDE, Avrupa-Asya Dünya Miras Şehirler Konferansına katıldım. Dünyanın birçok Ülkesinden kadınlı- erkekli misafirler vardı.
29 Eylül 2011 Cuma akşamı İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı, Beşiktaş İlçesinde deniz kenarında mevcut Four Seasons otelinde akşam yemeği verecek, bunun için otobüsle, Yeşilköy’de kaldığımız Polat Rönesans otelinden tüm misafirlerle yola çıktık.
Ancak o akşam, BEŞİKTAŞ-FENERBAHÇE takımlarının maçı Varmış. Caddeye çıkana kadar Tünel de santim santim ilerlemek suretiyle, zar zor caddeye çıkabildik.
Otelin önüne giderken, yüzlerce Beşiktaş taraftarı, yumruklar hava da, naralar atarak yanımızdan geçerken, o korkucu manzaradan, Otobüste bulunan kadın misafirler ne yapacaklarını bilemediler. Korkudan hepsi koltuklara gömüldüler.
Beşiktaş taraftarları sanki savaşa gidiyorlardı. Yabancı misafirler otele girince, rahat bir nefes aldılar. Böyle bir harekete hakları var mıydı?
Öncelikle şunu belirtmemde yarar var. Taraftar hiçbir sorumluluğu olmayan kişidir. Kulübüne maddi bir katkısı yoktur. Kulübüne zarar vermemek için elinden geldiğince çaba sarf edecekken, bir sürü zarar vermektedir.
Taraftarların kulüplerine ne kadar zarar verdiklerini gazeteler yazdılar.
Taraftarlar güle oynaya maçını seyreder, takımına hiçbir zarar verdirmez. Sahaya yabancı maddeler atmaz.
Davul zurna kaynana zırıltısı ve enstrümanlarla maçını seyreder kendilerinden başka bir şey beklenmez. Herkese güzel günler temenni ederim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir