Sözün bittiği yer

Author Image
Necati Özyiğit
Söz biterse, ses biterse nerden başlanır bilmiyorum, ancak bu topraklar için canlarını veren, verebilen şehit evlatlarımıza Allah’tan rahmet dilerken, inşallah o fidan gibi evlatlarımız bizi af eder, haklarını helal ederler. Bu evlatlarımızın anne, baba, kardeş, eş, çocuklarına, nişanlı,yar, sevgili ve top yekün alie bireylerinin acılarını bir an dindirebilecek öyle bir sözcük bulunabilseydi de o sözcüğü söyleyebilseydik te acılar bir an bile olsa dinseydi. Yok yok işte sözün, sesin bittiği an.
Artık televizyonu, gazeteleri ve diğer iletişim araçlarını açmaz olduk. Hep acı kavga, öldürme her türlü kazalar hele ki hiç hoşgörü kalmamış memleket yangın yeri, önüne gelen her şeyi yakıp yok ediyor. Bunlara çözüm bulun diye seçtiğimiz milletvekillerimiz mecliste yaptıkları, yapabildikleri bir şey yok, sadece birbirlerini suçlasınlar, biz milletin verdiği görevi yerine getirenler diye bir dertleri yok görünüyor, her siyasi parti kendi hesaplarının peşinde. Gün geçmiyor ki, eşini, eski eşini, sevgilisini veya başka sebeplerle başkalarını öldüren sözüm ona erkek cinayetleri, hele ki trafik kazaları ölenler, sakat kalanların sayısı belli değil. Bir çok kadınımız, kızımız tacize ve tecavüze uğruyor, onlardan da öldürülenler var. Kimi kıskançlık, kimi töre, namus vs. namus sadece kadınlar için mi, geçerli hiç mi erkeklerin namus kavramı yok. Hele ki evlilerken kadir kıymet bilmeyen, gözleri oynaşta olup, eşi ayrıldıktan sonra eşleri kıymete binen, kıskandığı için hiç çekinmeden cinayet işleyen erkek müsvetteleri. Doğanın tahribatından kaynaklanan seller, heyelanlar, maden kazaları vb. yitip giden canların sayısı belli değil. Hani bazen aklımdan geçmiyor değil, hani biz yabancıları vatandaş yapmayı çok severiz ya, acaba biz duymadan Azrail’i de vatandaşlığa almışız da memleketimize yerleşip kalmışta bu ölümler bu kadar artmış diye akıldan geçmiyor değil.
Dünyaya bakıyoruz hep ölenler Müslüman ülkelerden, Müslümanlar adeta birbirlerine kırdırılıyor, sebep çok herkes en iyi Müslüman’ın kendisi olduğunu sanıyor, memleketinde ölmeyi beceremeyenler umut yolculuklarında denizlerde ölüyorlar, öldürülüyorlar, bu gidiş devam ederse Müslüman kalmayacak dünyada. Bunları yapanları hepimiz biliyoruz da bir türlü aklımızı başımıza almayı beceremiyoruz. Yüz yıllardan beri Afrika’yı, Uzak doğu’yu, Orta Doğu’yu, zayıf kalmış tüm ülkeleri kendi çıkarları için sömüren sözüm ona medeni ve gelişmiş ülkeler ve onların çanaklarından yalanan yerel işbirlikçiler. O gelişmiş ülkelerdeki taktıkları her elmasın, her altının her türlü lüks eşyalarının üzerinde o sömürülen halkların alın terleri ve kan izleri var. Hal böyle iken birbirimize suçlama alışkanlığından sıyrılıp, bu devam eden yangını bir an önce söndürelim, ondan sonra sebep olanları sorgular, gereken cezalara çarptırılır. Bu hafta kağıdı daktiloma taktığımda, hiçbir ses, hiçbir söz yoktu aklımda, belki bu yazdıklarım çaresizliğin verdiği içimden gelen sessiz çığlıklarım olabilir. Gelin siyasiler, bürokratlar, yetkililer, etkililer hepimiz bir şeyler yapalım, söyleyecek sözümüz bitmeden…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir