SİMURG OLMAK

Author Image
Necati Özyiğit
Efsane der ki, yaşam ağacında tüneyen ve tüm zamanların bilgisine sahip olan bir kuştur. Simurg, öleceği zaman ateşe dönüşüp kendisini yakar ve küllerinden yeniden doğar. Toprağa bereket getirir, yer ile gök arasındaki birliği o sağlar.
Kocaman bir kuştur, Simurg. Her uçuşa kalktığında bütün bitkiler tohumlarını toprağa döker. Bu tohumlar dünyanın her yanına dağılır, gelmiş geçmiş tüm bitki çeşitleri bu sayede yeniden kök salar. İnsanoğlunun tüm şifası, bu bitkilerdendir.
Simurg üzerine söylenen masallardan biri, anlamlı bir arayışı dile getirir. Kuşlar, padişahları olan Simurg’u bulmak, onu görmek isterler. Ancak çetin bir güzargah vardır önlerinde.
Kafdağı aşılacaktır, zorludur yolculuk, engellerle doludur. Vazgeçmeyen 30 kuş. Kaf dağını aşar. Ama Simurg yoktur orada. Yanıt sözcüklerdedir. Farsça “si”, otuz. “murg” ise kuş demektir. 30 kuş, o anda anlarlar aslında aradıklarının kim olduğunu. Aynı hedefin peşinde bir araya gelmek, vazgeçmemek, gücün çekirdeği olmak… xx
Evet, gençler; hikâye bu, o efsanelerin içindeki O,30 kuştan biri olabilmek sizin elinizde. Misyonum gereği ulaşabildiğim tüm kesimlerdeki gençlerin, gözlerinde nice efsanelerin ışıklarını görebiliyorum, yeter ki, her gencin bu Simurg, yani bu 30 kuş gruplarının içinde yer alması için mücadele etmesi gerekli.
Ne diyor Atatürk;  ‘Söz konusu Vatansa, gerisi teferruattır.’
Eğer hepimiz birer Simurg olup, aynı gökte, aynı ufka vazgeçmeden kanat çırpmaz isek Simurg gibi, bu Vatan için, bu toplum için, kendimiz için çalışmazsak, üretmez isek, üretenlerin ve çalışanların kölesi olmaktan kurtulamayız.
Okumazsak, okutmazsak, yazmazsak, yazdırmazsak, okuyanların, okutanların kölesi oluruz. Hayaller içinde yaşamadan, hayaller kurup, hayallerimizin peşinde koşmazsak, başkalarını ve kendimizin dertlerini dert edip, konuşmazsak, hayallerinin peşinde koşanların, dert edinenlerin yine kölesi olmaktan kurtulamayız.
Yaşatarak, yaşamayı, mutlu ederek, mutlu olmayı başaramaz isek, başaranların gölgesinden kurtulamayız. Müşterek hedeflerimizde bir araya gelip, ortak akılla, korkmadan fikirler üretemezsek, çözümler üretemezsek, yine üretenlerin kölesi olmaktan kurtulamayız.
Kendi Dilimizi, Türkümüzü, şarkımızı söylemezsek, kendi oyunumuzu oynamazsak, kendi folklorumuzu, adet ve geleneklerimizi unutursak, başkalarının Türküsünü, oyunun, dilini, folklorunu vs. taklit etmekten başka çaremiz de kalmaz.
Hele bugün görüyorsunuz, Türkiye, dünyadaki birçok mazlumların sığınacak yer olarak bize sığınmakta, eğer bizler bu topraklarımızın, suyumuzun, ormanlarımızın, çayır ve çimenlerimizin, börtümüzün, böceğimizin bunlar için canımız pahasına mücadele etmezsek Allah korusun onların özlemlerini çekmek zorunda kalır, hele ki etrafımızı çeviren Üç Kıta’nın hiçbir ülkesine gitme şansımızda olmayacaktır. Onun için, gelin aynı gökte, aynı hedefe, usanmadan vazgeçmeden kanat çırpan, kanat çırptıkça güçlenen nice Simurg’tan yani binlerce 30 Kuştan biri olalım.
Ne dersiniz…
XX. Tema Yayınlarından Alıntı Yapılmıştır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir