Şeytan da insanın içindedir, melek de!

Author Image
Yüksel Baysal
Gazete tek başına okunabilir! Televizyon da yalnız izlenebilir! Oysa, tiyatroya ya eşinizle gidebilirsiniz ya da sevgilinizle… Bir başınızı da gitseniz mutlaka başka insanların içinde izlemek zorundasınız oyunları…
Çağdaş dünyanın gerçek sahnesidir tiyatro… Onun için gericiler hoşlanmaz tiyatrodan, tiyatrocudan… Çünkü onlar düşünmeyi değil, nakli ön plana alırlar; ezberletilmiş dogmaları… Oysa bir anlamda aklını kullanmaktır, düşünmektir tiyatro… Kimi zaman ağlayarak, üzülerek düşünürsünüz, kimi zaman da gülümseyerek…
Metropol kentlerde yaşamanın en önemli gerekçelerinden biridir tiyatro… Her daim gitmeseniz de, görmeseniz de, o tiyatro sizin tiyatronuzdur! Gidebileceğinizi bilmek, birilerinin gittiğini görmek sizi mutlu eder!
Bursa da tiyatro anlamında çok köklü geleneğe sahip bir kenttir. Osmanlı’nın son dönemlerinden beri Hüdavendigar Vilayeti bir şekilde tiyatro ile tanışmıştır. Bu kentin şansıdır Ahmet Vefik Paşa… Moliere’nin “Cimri” oyunu, onun çevirisi sayesinde kazandırılmıştır dilimize…
Feraizcizade Mehmet Şakir (1853-1911) daha Cumhuriyet kurulmadan Bursa’da önemli tiyatro çalışmalarına imza atmıştır. Bu ikisinin birlikteliği Bursa’daki tiyatro için bir şans olmuştur. Fasulyaciyan Tiyatrosu’nun Bursa’ya getirilmesi, tiyatro binası yapılması ve de Tiyatro Muhipleri Encümeni kurulması, az iş midir?
Böylesine bir geleneğe yaslanmasına karşın uzun süredir Bursa’da izlemeye değer oyun bulmakta zorlanıyordum. Geçen yıl Tiyatro Müdürü Arzu Bayraktutan’ın davetiyle gittiğim Kanlı Nigar oyununu beğendim. Yeni oyunları görme isteğimi arttırdı.
Bursa Devlet Tiyatrosu’nun yeni müdürü Ömer Naci Topçu, “Entrikalı Dolap Komedyası” oyunu için davetiye gönderince, kaçırmak istemedim. Bir dönem tiyatro müdürlüğü de yapan Arzu’nun yeniden oyunculuğa döndüğünü öğrenince, gitmek farz oldu.
Çok güzel, çok özel bir gece geçirdiğimizi söyleyebilirim. Tiyatro binasının içi yenilenmiş, mekan daha estetik hale getirilmişti. Dekor muhteşemdi. Işık ve kostümler oyunun içeriğine uygun, oyuncuların işini kolaylaştırıcı nitelikteydi.
İyi ve kötü kavramlarının ele alındığı bir yapıt, Entrikalı Dolap Komedyası… İzlerken bir kez daha tanık olduk ki, en ciddi mesajlar bile komedi ile verilebiliyor. İnsanın bir yanı şeytan, öbür yanı melek… Kötülük de, iyilik de bizim içimizde… Savaşların da, cinayetlerin de, nedeni şeytan falan değil, insanın kendisidir. İnsanın şeytanlaşması da denilebilir.
Oyunun satır aralarında iktidarını kötüye kullananlara da göndermeler vardı.
Bir köşede Atatürk resminin olması ayrı bir güzellikti. Sonuç olarak söylersem, izlenmesi gereken bir oyun bu… Garanti veriyorum, hem güleceksiniz hem de düşüneceksiniz!
Bu yazının dipnotu: Keşke oyunun tekstini de bir şekilde edinebilmiş olsak… Ne yazık ki, oyun hakkında küçük de olsa bir broşür yoktu!
TİYATRONUN İKİ BÜYÜK DEVİ!
Biri Feraizcizade Mehmet Şakir. 1852-1911 yılları arasında yaşamıştır. Yukarıda andığım Fasulyeciyan topluluğuna diksiyon ve edebiyat dersleri verecek kadar iyi eğitim almış biridir. Ahmet Vefik Paşa’nın isteğiyle Tiyatro Muhipleri Encümeni üyeliği yaptıktan sonra 188 yılında Nilüfer dergisini yayınladı. Öteki büyük devlet adamı Ahmet Vefik Paşa… Daha 1850’lili yıllarda “Türklerin Soy Kütüğü”nü Çağatay Türkçesinden dilimize çeviren bir düşün, sanat adamı… Sadrazam sözcüğünü “Başvekil” olarak değiştiren öncü bir devlet adamı aynı zamanda… 1879-82 yıllarında, Bursa Valiliği sırasında Memleket Hastanesi, Valilik binasının yanı sıra tiyatro binası da yaptırarak, İstanbul’dan sonra ilk tiyatronun Bursa’da kurulmasını sağladı. İşte burada ana dili gibi bildiği Fransızca’dan çevirdiği Moliere eserlerini, İstanbul’dan getirttiği tiyatroculara oynattı.
Ahmet Vefik Paşa 5 bine maddeyi kadar ulaşan hacmiyle Bursa’da bir de Atalar Sözleri kitabı yayınladı. Böyle bir kentte tiyatro olmasın da, ne olsun!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir