SEÇİME DAİR SON YAZI

Bir Gazete haberi: “Yalova’da belediye başkanlığı seçimini AKP adayı Yakup Koçal’ın 1 (bir) oy farkla kazandığının açıklamasının ardından, CHP 1137 numaralı sandıkta partilerine çıkan 154 oyun 1(bir) olarak görüldüğünü, oylarının HDP’ye yazıldığını belirterek itirazda bulundu. Ardından, AKP 59, CHP 65 sandıktaki geçersiz oyların yeniden sayılmasını istedi. İtirazı kabul eden il seçim kurulu, 124 sandıkta sayım yapılmasına karar verdi. Sabaha karşı biten sayım sonucuna göre, CHP’li Vefa Salman’ın 6 oy farkla seçimi kazandığı açıklandı.” Hürriyet / 02.04.2014) Sayın Cumhurbaşkanı konuşuyor: “Amerika’da %1 gibi sıkıntılı bir oy miktarı olsa erken seçime gidiyorlar. Erken demeyeyim, seçimin yenilenmesine gidiyor. Bazı eyaletlerde %2 olsun. Çünkü bunu şey görüyor; bu kadar az bir oyla seçimi kazanması halkı rahatlatmaz diye düşünüyor. 10 milyon seçmenin olduğu İstanbul’da kalkıp da herhalde şöyle 13-14 bin oy farkla seçimi kazandım havasına girmeye kimsenin hakkı da salâhiyeti de yok. (…) Örgütlü müdahale için duyumlar var. O ayrı bir konu. Savcılıklar, zaten bunun gereğini o delillere dayalı olarak yapacaktır. O, işin ayrı boyutu. Bir de sandıkta hırsızlıklar var. Bizim YSK’ya gidişimiz, sandıklardaki örgütlü müdahaleye yönelik. O ayrı bir iş, ama diğeri ise ayrı bir konu. Her iki kanaldan yürütülecektir. Temennim odur ki en ideal şekilde noktayı koyarız.” Tekrar tekrar yapılan sayımlarla, İstanbul’da seçimin sonucu değişmeyecek gibi görünüyor. O yüzden AKP, başka argümanları da devreye sokacak gibi görünüyor. Baksanıza, şimdiden İstanbul seçiminin yenilenebileceği dillendirilmeye başlandı bile. Ne diyor Sayın Bahçeli: “ Eğer seçim sonuçları, toplum vicdanında huzur bulmayacak bir anlayış içerisinde sonuçlanmışsa, o vicdanı oluşturabilecek yeni bir seçim de düşünülebilir. 60 günden sonraki ilk pazar günü, seçim yapılabilir.” Şu söylemlere baksanıza: “Organize işler” deniyor, “Örgütlü müdahale deniyor” “FETÖ parmağı aranıyor… Çık içinden çıkabilirsen… Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete misali. Öte yandan çok az bir oy farkıyla Cumhur İttifakının kazandığı il, ilçe ve beldelerde HDP ve İYİ partinin yaptığı itirazlar, ilgili seçim kurulları tarafından her nedense – bir türlü kabul edilmiyor. Tam bir çifte standart… Şu Mazbata (tutanak) denen belge bir an önce sahibini bulsa da; milli iradeye ve demokrasiye karşı beslenen saygı, güven ve bağlılık duyguları daha fazla zedelenmese. Yabancı basın ne diyor? “Yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canın acıtacağından herkes emin olabilir. Özellikle AKP’nin ekonomik metropolü İstanbul’da, bundan 25 yıl önce yükselişinin başladığı yerde (küçük bir farkla) kaybetmesi, Erdoğan’a öyle rahat vermiyor ki kendisi ‘yaygın usulsüzlük’ ve ‘Organize hilelerden’ bahsediyor. Belli ki Erdoğan, seçim kurulları üzerinde baskıyı arttırmak ve en azından İstanbul’da seçimi tekrarlatmak istiyor.” (Frankfurter Algemeine Zeitung / Alm.)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir