Seçim ve Geçim

Author Image
Necati Özyiğit
Kaplumbağayı suya göndermişler, altı ay sonra gelebilmiş, tam kapıdan girerken ayağı eşiğe takılıp sırtındaki testi kırılmış.
Buna sinirlenen kaplumbağa eh böyle acele ettirirseniz olacağı buydu demiş.
Son yıllarda seçimlerden başımızı kaldıramaz olduk. Her seçim bazılarımız için seçim, bazılarımız için geçim derdi taşır, biz halk içinde yeni umutlar taşır.
Çocukluğumdan beri hatırlarım, aradan geçen yarım asırlık zaman içinde değişen pek bir şey yok, aynı sahneler, aynı vaatler, aynı gülücükler, boncuk dağıtmalar, aynı heyecan, büyük umutlar, seçimler biter çok geçmeden geçim derdi, şikayetler, sövmeler, saymalar, seçilenler en iyisini yaptıklarını söylerlerken, seçilemeyenler, en kısa zamanda yeni seçimlerin telaşına düşerler, yani aynı tas aynı hamam.
Elbette her yeni seçim birileri için yeni fırsatlar, imkanlar sağlarken, yeni yeni kadrolar oluşurken, biz halk için değişen fazla bir şey olmuyor.
Bu değişen kadro, siyasi güç veya kendisine haksızlık yapıldığına inananlardan mı kaynaklanıyor, bilinmez ama son yıllarda, her ne kadar genelleme yapmak haksızlık olursa, baba oğla, anne kızına, kız anneye, kardeş kardeşe, elti eltiye, bacanak bacanağa, komşu komşuya, nereye bakarsanız bakın herkes bir birleriyle küs, hiç hoş görümüz kalmamış, sokakta en ufak sebepten herkes her şeyi kaba kuvvetle hal etmenin peşinde, hak hukuka, güven kalmamış, siyasi partilerimiz bile küsler, ancak onlar bizlerden iyiler, çünkü müşterek çıkarları olunca birlik olabiliyorlar, biz ise tam tersi.
Bu küslükler halktan devlete mi, yoksa devletten halka mı yansıyor bilinmez ama, devletten devlete yansıdığı bir gerçek çünkü etrafımızdaki devletlerle de küsüz, hatta en uzak devletlerden bile şüphelenir olduk.
Hepimiz dost ararız da, biz ne kadar dostuz, sevgi ararız da, biz ne kadar severiz, dürüstleri ararız da, biz ne kadar dürüstüz, hoşgörü bekleriz de, biz ne kadar hoşgörülüyüz, adalet ararız da, biz ne kadar adaletliyiz.
Gibi gibi kendimize soracağımız sorular o kadar çok ki, sonuçta önce kendimizden başlamalıyız.
Önümüzdeki haftalarda seçim var, artık iletişimler gelişti, seçtiklerimizi tanıma fırsatımız var, onlarca siyasi partimiz var, hepsinin ağzından bal damlıyor bu günlerde, on binlere varıyor sayıları size hizmet etme yarışındalar, hepsi bizim partilerimiz, bizim insanlarımız, futbol takımı tutar gibi, partili olmayın, söyleyin önce iç barışı, sonra dış barışı getirsinler, geçimleri kolaylaştırsınlar, mutluluğumuzu sağlasınlar, hele ki son ayların acılarını dindirsinler, annelerin göz yaşlarını dindirsinler, seçtiklerimiz önce kendileri kavga etmesinler, bize örnek olsunlar.
Hepimiz biliriz ki balık baştan kokmaya başlar, onlar diri ve iyi olurlarsa bizde onlara benzeriz.
Yani demem o ki, Hoca Nasrettin’in dediği gibi, testi kırılmadan önce kulaklarını çekmesini bilelim, testi kırıldıktan sonra dövünmenin bir anlamı yok, öte yandan herkesi düşman görmektense, atalarımızın dediği gibi, istiyorsak Sulhu salah, her an Cenge hazır olalım.
Güvende olalım, mutlu olalım, bu günlerden, en son doğacak en küçük torunlarımızı bile düşünebilelim.
Kalın sağlıcakla…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir