SEÇİM VAATLERİ VE KÖYLÜLER

Author Image
Hamza Oğuzer
 Mustafakemalpaşa özelinden yola çıkarak son genel seçimde, köylülerimizin kime ve neye oy verdiklerini irdelemeye çalışalım.
Önce, ilçemizde son iki genel seçimdeki oy dağılımına bir bakalım:
2011 Genel Seçimi: AKP: 32.818 / CHP: 17.183 MHP: 12.231…
2015 Genel Seçimi: AKP: 27.189 CHP: 20.850 MHP: 12.829… Oy sayılarında bir miktar iniş çıkışlar olsa da sonuç olarak sıralama değişmiyor.
Son genel seçimde ilçemize bağlı eski köylerin  / yeni mahallelerin 88’inde AKP ve 25’inde’ CHP birinci sırada yer alıyor. MHP hiç bir köyde ilk sıraya yükselemiyor. Demek ki köylümüz üç dönemdir ülkemizi yöneten AKP hükümetinin tarım politikalarından memnun.     Büyükşehir belediyesine bağlanarak köy tüzel kişiliğini yitiren, köyün ortak mallarını Belediyeye devreden 16.577 köy içinde yer alan ilçemizin köylerinde yaşayan  vatandaşlarımız, bu değişimden ve dönüşümden memnun görünüyor.
CHP’nin“Köy tüzel kişiliğini geri vereceğim. Belde belediyelerini yeniden açacağım. Bankalara olan kredi borcu faizlerinin %80’nini sileceğim” Diyerek, boşuna konuşmuş.
Vergi, harç ve katılım paylarının beş yıl ötelenmiş olması, beş yılın sonunda tahsilâtların başlayacağı da köylümüzü fazla ilgilendirmiyor.
Beş yılın sonunda, içme ve kullanma suyunun fiyatının artacağını, arsa ve bina vergilerinin %100 zamlanacağını da fazla dikkate almıyor. Dünyanın en pahalı mazotunu kullanıyor olması da onun umurunda değil.
Devletin, tarıma verdiği desteği, köylünün kullandığı mazota ödediği vergiyle, kendisinden geri aldığının da farkında değil. İktidar partisi dışındaki partilerin ekonomik vaatleri köylümüzü hiç etkilemedi.
Bir litre mazota toplam 2 lira 85 kuruş dolaylı vergi öderken, bir litre mazotu 1.500 liraya alıp kullanmak istemiyor.
Yakın zamana kadar tarımda, Dünya’nın  kendi kendine yeterli birkaç tarım ülkesinden biri iken, bugün ülkemizin; baklagillerde, şekerde, tütünde, pamukta, yağlı tohumlarda, mısırda, kırmızı ette, buğdayda hatta samanda, ithalatçı konumuna düşmüş olması, köylümüzü pek ilgilendirmiyor.
Köylümüz, azla yetinmeyi biliyor, bugününe  şükrediyor, “Allah devletimize, milletimize zeval vermesin” diye dua ediyor ve  “Eldeki bir kuş, daldaki üç kuştan daha iyidir.” diye düşünüyor.
Aslında farklı değiliz hiçbirimiz. Siyasi partilerle olan ilişkimiz, futbol takımlarıyla olan ilişkimize benziyor. Şampiyon olsa da takım bizim; küme düşse de takım bizim.
Bir tutarız, pir tutarız. İnadımız inattır; Nuh der, Peygamber demeyiz. Ne diyor taraftar:” Sen bizim her şeyimizsin. Ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik.
Âşık Mahsunî, diyor ki: “ Sordum çiftlik sahibine / Dedi ki babamdan kaldı / O da sordu babasına / Dedi ki babamdan kaldı.” Bizde parti tutmak, işte böyle bir şey… Dededen babaya, babadan oğla, oğuldan toruna sürer gider.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir