Savaş ve canlılar

İnsan denen yaratılmış canlının Dünya ve Kainata sahip olma sevdasından vazgeçmediği sürece, savaş denen bu acımasız, kendi türünü yok etme sevdası da bitecek gibi görünmemektedir. Bu dünya ve kainat sadece bir yaratılmışa ait değil, tüm yaratılmışların ortak yaşam alanıdır ve öyle olmak zorundadır da. Yaratan tüm yarattıklarının yaşayabilme rızıklarını ve nesillerini sürdürebilme alanı ve akıllarını da vermiştir. Öte yandan, hiçbir yaratılmış, insan denen yaratılmışa muhtaç değil, aksine insanlar olmasa diğer canlılar daha mutlu, yaşamlarını sürdürecekler, ancak insan denen yaratılmış, diğer canlılara muhtaçtır ve onlar olmasa yaşamını sürdürmesi zor, belki imkansızdır.

İnsan denen yaratılmış, diğer canlılardan öte, hem akıl, hem mantık ve muhakeme kabiliyeti de verilmiş durumda. Yani ‘Eşrafi Mahlukat’ yaratılmışların en mükemmeli. Belki bu mükemmeliyetinin yanında gözü doymazlık hissini de vermiş ki, başta kendi türü olmak üzere acımasız bir şekilde öldürme araçlarını keşf etmiş, her gün öldürüyor ve her geçen gün de daha fazlasını öldürmek için daha gelişmişini geliştirmenin peşinde, bu acımasız öldürmeye de SAVAŞ adını vermiş bulunmaktadır. Savaşları hep insanlar çıkarmakta, o acımasız silahlarıyla kendilerini yok ederlerken, tüm diğer canlıları da yok etmektedirler. Bugün dünyada devam eden savaşlarda yok edilen insan sayısı ile mukayese edilip, kazanma veya kaybetme hesapları bunun üzerinde yapılırken, kimse yok edilen hayvanlardan, bitkilerden, ormanlardan, sulak alanlardan, tarım arazilerinden, meralardan ve diğer geçimliklerden kimsenin bahsettiği yok, akıllarına bile gelmiyor.

Bugün devam eden savaşların yapıldığı yerlerden, işgalciler çekilse, kendileri galip gelseler bile, esas en acımasız savaş o zaman başlıyor çünkü yok edilmiş meralar, hayvanlar, ormanlar, zehirlenmiş sulak alanlar, ekilse bile bitkilerin yetişmeyeceği hale gelmiş, yakılmış, zehirlenmiş topraklar, hatta ülkelerinin üzerinden geçen kuşların bile yollarını değiştirdiklerini görecekler, bunun etkileri on yıllar, yüzyıllar belki bin yıllar sürecektir. Bunun örnekleri birinci ve ikinci dünya savaşlarından örneklerle dolu, daha taze örnekleri de dünyanın birçok yerinde tazeliğini korumaktadırlar.

Elbette tüm canlılar bir savaş halindedirler, ancak onların savaşı karnını doyurma ve neslini devam ettirme savaşı, en güzel savaşta bu olmalı, ancak insanların savaşı ise, öldürme, ölme, yememe, yedirmeme ve her şeyi yok etme savaşı.

Diyelim ki, madem Eşrefi Mahlukatız, o zaman bizim savaşımızda, yaşatarak, yaşama mutlu ederek, mutlu olma savaşına dönüşsün.

Kalın sağlıcakla…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir