ÖLÜYE BİLE SAYGILARI YOK

Author Image
Hamza Oğuzer
 Tarih: 17 Kasım 2015.
Yer: Başakşehir Fatih Terim Stadı. Türk ve Yunan milli takımları dostluk maçı için sahaya çıkıyorlar..
İki ülke başbakanlarının da izleyecekleri bu maç başlamadan önce, 13 Kasım Cuma akşamı Paris’te yaşanan terör saldırısında hayatını kaybeden 132 insan için, 1 dakikalık saygı duruşu anonsu yapılıyor.Saygı duruşu başlar başlamaz, Tribünlerden de sloganlı ve ıslıklı bir protesto başlıyor.
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez.” “Ya Allah Bismillah, Allahu Ekber.” Ankara’da yüzü aşkın insanın katledilmesinin ardından, 13 Ekim 2015 tarihinde Konya’da oynanan Türkiye / İzlanda play-of maçındaki saygı duruşu sırasında da aynı tepki verilmişti.
Yorum: Resulüllah’ın (s.a.v.) önünden bir cenaze geçmişti. Allah’ın Resulü ayağa kalktı. Bunun bir Yahudi cenazesi olduğu kendisine bildirildiğinde; “Bu da bir insan değil mi?” buyurdular. (Müslim,     Cenaiz: 78 Hadis; 1576)
Kendi dininden olmasa da, sırf bir insan olduğu için, o ölünün saygı görmeye hakkı olduğunu anlatan bir Peygamberin ümmeti olma iddiasındaki şu insanlara  bakın. Mevlâna’nın, Yunus’un, Hacı Bektaş Veli’nin yaşadıkları ve yaşatmaya çalıştıkları din bu mudur? Onlar, tüm yaratılmışları, Yaratan’dan ötürü karşılıksız bir sevgiyle sevmiş,72 millete bir göz ile bakmış; insanı, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak görmüş ve kutsamışlardı. Bugün; “Müslüman’ım” diye ortada gezen ve kendi dininden olanları bile, sırf mezhebi farklı diye gözünü kırpmadan boğazlayabilen; ölüye de diriye de saygısı olmayan bu Selefi ve Emevi taifesinin ve sempatizanlarının, o gönül insanlarıyla aynı dinden olduklarını nasıl söyleyebiliriz?
***
10 Ağustos 2015. Muş’un Varto ilçesinde çıkan bir çatışmada PKK’lı Kevser Eltürk adlı bir kadın militan öldürülüyor. Ölünün elbiseleri soyuluyor, çırılçıplak bedeni yerlerde sürüklenerek teşhir ediliyor, sonra da o çıplak cesedin fotoğrafları çekilip, sosyal medyaya servis ediliyor.
3 Ekim 2015. Şırnak’ın Dicle mahallesinde Hacı Lokman Birlik, keskin nişancı ateşiyle bacağından vurulduktan sonra 28 kurşunla infaz ediliyor. Cesedi zırhlı aracın arkasına bağlanıp sokaklarda sürükleniyor. Video görüntüleri internette dolaşıyor.
Yorum: Fıkıh kitaplarında der ki: “ Yecibü setre avreti’l meyitü” (Ölen kişinin avret yerlerini örtmek vaciptir.) Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Hacı Lokman Birlik olayı ile ilgili yorum yaparken şöyle diyor:”İslâm Dini, hiçbir zaman işkence dediğimiz, hele hele ölmüş bir beden üzerinde en küçük bir işkence yapmayı haram kılmıştır.”
Sonuç: Ey gerçek Din âlimleri, tüm bunları görüp, sonra da “Gerçek İslâm bu değil.” demeniz yetmiyor. Bu radikal dinciler, bu yolda devam ederlerse, sonunda insanlar.
“Müslümanlık bu ise, ben Müslüman değilim.” deme noktasına geleceklerdir. Öteden beri Dine en büyük zararı hep  bu tür fanatik dincilerle, dini siyasete alet edenler verdi ve vermeye de devam ediyorlar. Gerçek İslâm adına söyleyecek bir sözünüz varsa, şimdi söyleyin. Sonra çok geç olacak. Hepimiz için…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir