NOEL Mİ YILBAŞI MI?

Author Image
Hamza Oğuzer
Her yılbaşı öncesinde olduğu gibi, bu yıl da Noel’i tartışmaya başladık. Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD)  ilçemizde, belirli yerlere yapıştırmış olduğu, konuya ilişkin  afişleri görmüşsünüzdür.
Ülkenin her yerinde benzer çalışmaların yapıldığını basından izliyoruz. Bu çalışmayı yapanlar, Noel ile yılbaşının bir ve  aynı şey olmadığını bilmiyor olabilirler mi? Sanmıyoruz.
Gelin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2003 yılında yayınladığı “Noel ve Yılbaşı”  başlıklı duyurusuna birlikte bir göz atalım.
“Noel Yortusu ya da Batı’daki adıyla Kristmas (Christmas) Hz. İsa’nın doğumu anısına 25 Aralık’ta kutlanan dinsel bir bayramdır. (…) 1 Ocak’ta kutlanan yılbaşına gelince; bu, milâdî takvimi esas alan bütün uluslarca, yeni bir yıla başlamanın anısına kutlanan bir etkinliktir. Bugün Dünya genelinde yılbaşı kutlamaları, dinsel bir bayramdan öte, kültürel bir anlam ifade etmektedir.”
Görüyorsunuz, Diyanet İşleri Başkanlığı bile, bunların bir ve aynı şey olmadığını gayet açık bir şekilde ortaya koymuş. “Müslüman Noel Kutlamaz!”diye afişler asmanın bir mantığı yok; çünkü Müslümanlar, yılbaşında kalkıp kiliseye giderek mum dikmiyorlar. Kaldı ki Noel kutlaması, 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece yapılır. 31 Aralık akşamında değil.
1915 yılında, Osmanlı nüfusunun %40’ını Hıristiyanlar oluşturuyordu. Tüm Gayrimüslimlerin ve etnik azınlıkların Meclis-i Mebusan’da,  kendilerini  temsil eden mebusları vardı. Gayrimüslimler, o zaman da Noel’i kutluyordu.  Müslümanlar ve Hıristiyanlar birbirlerinin bayramlarını kutluyorlardı. Dün öyleydi, Oysa bugün, bırakın Gayrimüslimleri, kendi dinimizden olan farklı mezhep ve meşrepteki din kardeşlerimize bile tahammül edemez duruma geldik?
Osmanlı’dan günümüze 3 farklı takvim kullandık. Hicri takvime göre, 1 Muharrem,  yılbaşıydı. Rumî takvimde yılbaşı 1 Mart’a denk geliyor ve mali yılbaşı olarak anılıyordu. 1926’da Batılıların kullandığı Gregoryen takvimi (Milâdi takvim) kabul edilince, yılbaşı 1 Ocak tarihine denk geldi. 1927 yılında ilk kez, Dünya ile birlikte,  1 Ocak’ta yılbaşı kutlaması yapıldı. 1931 yılında, ilk milli piyango çekilişini gerçekleştirildi. 1935 yılında 31 Aralık öğleden sonrası ile 1 Ocak, resmi tatil günleri kapsamına alındı.
Bugün Diyanet İşleri Başkanı, milli piyangonun haram olduğunu söylüyor. Demek ki bu devlet, 84 yıldır haramla yaşıyor/yaşatıyor. Çünkü bütün şans oyunları devletin tekelinde… Üstelik Devlet, bu oyunlardan elde ettiği gelirle bütçesini oluşturuyor ve o bütçeden de memurlarının, bu arada bütün din adamlarının maaşlarını ödüyor. Haramı bugün mü fark ettiniz?
Özetle, bizim Müslümanlarımız yılbaşında Noel kutlamıyor, siz gönlünüzü ferah tutun. Fakat son yıllarda bakıyoruz o bir gecelik eğlenceyi bile bu insanlarımıza çok görüyorsunuz. AGD’NİN Üniversite Komisyonları olarak, “alternatif yılbaşı” kutlaması için davetiyeler çıkarmaya başladınız bile.
1 Ocak’ta, Mekke’nin Fethi’nin 1385. yılını kutlamaya hazırlanıyorsunuz. Fakat tüm İslâm kaynakları Mekke’nin fethinin,  (20 Ramazan 8 H. / 11 Ocak 630 M.) tarihinde gerçekleştiğini söylüyor.
Miladi 11 Ocak tarihinin 11 gün geri çekilerek 1 Ocak tarihine denk getirilmesi sizce de çok ilginç değil mi?.

Son söz; 2016’nın sabahında savaşsız, sömürüsüz; barış, huzur ve mutluluk dolu bir Dünya’ya uyanmak dileğiyle; din, dil ve ırk ayırımı yapmadan,  herkese mutlu yıllar…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir