Noel ağaçları

Author Image
Necati Özyiğit
“1Mart 2001 tarihli köşemde şunları yazmışım; Gazetelerde okudum, 2001 yılına girerken sadece Avrupa’da yaklaşık 18 milyon civarında yetişkin Çam fidanı kesilerek, evlerde Noel ağacı olarak kullanılmış ve sonradan çöpe atılmış.” Bildiğim kadarıyla evlerde süslenen bu çam ağaçlarının kutsal bir değer taşıdığı.Meryem Ana’nın İsa Peygamberi çam ağacının altında dünyaya getirdiği ve Ana Oğula, soğuğa, tehlikelere karşı siper olduğu, onlara kucak açtığı, bu çok güzel ve takdire şayan bir oladır. Beklide bu süslenen çam ağaçlarını Ana oğlun ruhları da ziyaret edebilir, kimsenin inancına karışmak ne haddimiz ne hakkımızdır. Ancak benim anlayamadığım, bir şeye saygı gösterirken, başka bir şeyi kesmeden, öldürmeden bu saygı gösterilmez mi? Sadece Avrupa’da 18 milyon civarında bu sayı, belki Dünya genelinde 100 milyonları aşmaktadır. Hele dünyanın ekolojik dengesinin bozulduğu şu günlerde, dünya sıcaklığının 2,5 derece ısınmasıyla kutuplardaki buzulların milyonlarca km kare küçüldüğü, Alplerde ve Kanada’nın Yumon bölgesindeki buzulların erimesiyle ortaya çıkan 5 bin yıllık cesetlerin bize verdiği mesaj “Dünya ısınıyor”, Dünya’nın belli yerleri kurak iken, bazı kesimleri soğuk ve sellere teslim olduğu bir dünyada, 100 milyon civarındaki çam fidanlarının yaşatılarak her türlü saygımızı yapamazmıyız acaba diye yazmışım. Aradan geçen 14 yıl içinde değişen bir şey yok gibi görünüyor bu süre zarfında en az 1 milyar 4 yüz bin fidanın kesilip çöpe atıldığı, her ne kadar bazı çevrecilerin canlı fidanların yerine naylon yapma fidanları kullandığını da var saysak, dünya nüfusunun artışını düşünürsek değişen bir şey olmadığını görürüz.
Geçenlerde yurt dışındaki oğlum aradığında oradaki kutlamalardan söz ederken, buradakilerin yaptıkları, inançlarına göre doğalda, bizimkilere ne oluyor diye sordu. Bizler Müslüman’ız, bizim kutsal kitabımız Kur’an da Meryem süresi 23 ve 25 ayetlerde Meryem Ana’nın İsa Peygamberi Hurma ağacının altında dünyaya getirdi ve Hurma ağacının emir gereği silkeleyerek taze Hurma meyvesi yeğdi yazıyor, hele ki kışın ortasında taze Hurma meyvesi olmayacağına göre, İsa’nın doğum günüde Sonbahar aylarına denk gelmesi gerekiyor, her neyse bunu da tarihçilere bırakıp, biz Müslümanlar için Hurma ağacına daha çok değer vermemiz gerekli, elbette ki tüm ağaçlara da. O an oğluma cevap veremedim ama, hani bağışlayın ama, bilmem kimin kaşığı ile, bilmem kimin çorbasına içmeye özenmek diye aklımdan geçti, gerçekten bizlere ne oluyor da, hayatında bir fidan dikmeyen ve hayatı boyunca dikmeyi bile aklından geçirmeyenlerin kestikleri veya kestirdikleri o güzelim fidanlara yazık olurken, yaptıkları hayır, ürküttükleri Kurbağanın günahını bile karşılamıyor. Elbette bu bizim yereldeki cılız sesimiz kainatın sonsuz boşluğuna karışıp giderken, belki çocukları çok sevdiğini söyleyen, en azından bizim öyle bildiğimiz, Noel baba ve İsa’ya, Meryem Ana’ya saygı edeceklere kalmış bir şey. Nice mutlu yıllara.
Kalın sağlıcakla…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir