Milli İrade’ye saygısızlık değil mi bu?

Author Image
Yüksel Baysal
Milli İrade’ye saygısızlık değil mi bu? Doğrusu ben umutluydum. Ülkenin ekonomik ve siyasal koşulları dikkate alınarak, toplumu rahatlatacak bir büyük uzlaşma sağlanacak diye düşünüyordum.
Profesör kimliğiyle Ahmet Davutoğlu ile Türkiye’nin akil insanlarından (!) Bülent Arınç ağırlık koyacak, ülke çıkarlarını, parti çıkarlarının önünde tutacak bir yapılanmaya doğru gidilecek kanaatini taşıyordum. İki siyasal uçta yer alan partiler, MHP ve HDP de en uygun formülün CHP-AKP koalisyonu olduğunu söyleyince, “galiba bu iş olacak” dedim. İflah olmaz bir optimistim ben…
Tayyip Erdoğan ve onu iktidarda tutmak isteyen siyasal yancıların fanatizmini fark edemedim. Bu çağda ne pahasına olursa olsun iktidarı ellerinde tutma isteğinin olabileceğine hala ihtimal veremedim. Saddam, Kaddafi, Beşar Esad gibi kötü örnekler önümüzde dururken, ülkenin tek adam yönetiminde devam etmesine AK Partililerin bile gönlünün razı olmayacağını sandım.
Yanılmışım.
Her iki liderin açıklamalarını dikkatle inceleyin lütfen… Ahmet Davutoğlu, topu taca atmak konusunda bile gerekçe ortaya koyamadı. Sadece “seçim yeni bir aşıdır” dedi. Oysa, aşı üzerine aşı yapılmayacağına da çok iyi bilir Başbakan Davutoğlu… CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise çok net konuştu, “Bize iki öneriyle geldiler. Üç aylık bir seçim hükümeti veya dışarıdan destekli AKP seçim hükümeti!” Doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Hiç olmazsa göstermelik bile olsa bazı maddelerde pazarlık yapıp,”Uzlaşamadık!” diyeceklerini düşündüm. O kadar pervasız davranıyorlar ki, halkı kendilerine mahkum kabul ediyorlar; pazarlığa bile yanaşmıyorlar.
Peki yapılan bu ülkeye, bu halka büyük haksızlık hatta saygısızlık değil mi? Hani Milli İrade en büyük güçtü? AKP yöneticileri gerçekte ne diyor Milli İrade olan halka, “Sen tercihini yanlış yaptın, git düzelt!” Kendinin yanlış yapmadığı varsayımına dayanmıyor mu bu tez? Ya vatandaş tercihinde ısrarlı olursa… Ülke zaman kaybetmiş… Dolar yükselmiş…
Faizler artmış… Her gün genç bedenler ölümle buluşuyor! Hiç umurunuzda değil mi?
Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çevresine “22 Kasım’da seçim yapılmalı” dediği kulağımıza gelmişti.
Yine de umutluydum ben, 13 yıldır ülkeyi yöneten partinin ana kadrosu “ihtiraslılara, bütün yetki bende olsun diyenlere, gücü ele geçirdim, paylaşmam şeklindeki yaklaşımlara, dur diyeceklerine, aklı selimin galip geleceğine inanıyordum.
Bu gelişmeler gösteriyor ki, Siyasal İslam ile demokrasi yan yana durmuyor. Onların bindikleri tramvayın, demokrasi meydanında durması işlerine gelmedi.
Ya demokrasiyi ortadan kaldıracaklar ya da demokrasi onları yolcu edecek, bir daha geri gelmemek üzere…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir