MHP’nin kurultay kaderini Bursa belirleyecek!

Author Image
Yüksel Baysal
Hayır, hayır; MHP’nin seçimlerinden söz etmiyorum. Ya da Bursa delegesinin kimden yana oy kullanacağından!
Yasal süreçle ilgili konunun düğüm noktasının çözüleceği yerin Bursa olduğuna anlatacağım!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tam da MHP’nin kurultaya doğru gittiği bir aşamada “Yargının, partilerin  iç işine karışması doğru değil” anlamına gelecek bir demeç verdi. Hakkını, hukukunu arayan partililere yol göstermek yerine, “İktidarın, Devlet Bahçeli’ye destek çıkması” anlamında yorumladı bunu MHP’liler…
Oysa Bekir Bozdağ, Başbakan Yardımcılığı yapan Numan Kurtulmuş’a sorsaydı, benzeri yasal sürecin daha önce Saadet Partisi için işletildiğini öğrenirdi. 2009 yerel seçimlerinin ardından önemli bir başarı elde eden Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Büyük Kongre’ye gitti.
Genel Kurul’da partinin efsanevi liderlerinden Necmettin Erbakan’a rağmen liste yaparak, seçimi kazandı. Yılların kurdu Erbakan, yetiştirdiği çocuklarının büyük çoğunluğunu AKP’ye kaptırınca, son kalesini elinden almak isteyen Numan Kurtulmuş’a savaş açtı. Kısa zamanda olağanüstü kurultay için yeterli imza toplandı.
Numan Kurtulmuş ve yönetimi de “eften-püften” nedenlerle toplanan imzaları yok saymaya çalıştı. Tıpkı bugün Devlet Bahçeli’nin yaptığı gibi “Gidin mahkemeden karar alın” dedi imzacılara… Erbakan’ın hukuk danışmanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak da konuyu yargıya taşıdı. İşte o aşamada Necmettin Erbakan’ın Bursa’da oturan damadı Mehmet Altınöz’ü CHP eski İlçe Başkanı Ahmet Memişoğulları’na gönderdiler. Konu mahkeme kararıyla yapılan CHP Osmangazi İlçe Kongresi’ydi.
Dönemin CHP İlçe Başkanı Sabit Şerbetçioğlu, İl Başkanı Gürhan Akdoğan tarafından görevden alınmış, yerine başka bir isim atanmıştı. Duruma tepki gösteren Ahmet Memişoğulları-Sabit Serbetçioğlu ekibi olağanüstü kongre için imza topladı.
Toplanan imzalar CHP İl Başkanı Gürhan Akdoğan ve dönemin CHP Genel Sekreteri Hukukçu Önder Sav tarafından dikkate alınmayınca konu mahkemeye götürüldü. Mahkeme önce bilirkişiye imzaların gerçek olup olmadığını inceletti, ardından kayyum atadı. CHP Genel Merkezi, atanan kayyum heyetinin sadece kongreyi toplamakla yükümlü olduğunu, yönetimin düşmediğini öne sürerek, İlçe Başkanlığı koltuğunu ve defterleri teslim etmek istemedi.
İmzacılar mahkemeye yeniden başvurarak, “Aynı anda iki yönetim birden olamaz. Parti yönetimi kayyuma teslim edilsin” talebinde bulundular. Talep uygun görüldü ve CHP Osmangazi yönetimi kayyuma devredilmiş oldu. Kongreyi de bu kayyum heyeti yaptı.
İşte Saadet Partisi’nin Ankara’da mahkemeye sunduğu karar buydu. Konunun ayrıntılarını sorduğum, o dönemde Numan Kurtulmuş’la birlikte hareket eden Ali Mollasalih, “Genel merkez olağanüstü kongreyi toplamamak için direndi. Mahkeme kayyum atayınca Numan Bey de istifa ederek, yeni parti kurmak üzere Saadet Partisi’nden ayrıldı. Partiyi kongreye kayyum heyeti götürdü” dedi.
Yani konu üst mahkemeye, Yargıtay’a taşınmadan Kurtulmuş’un istifası üzerine sonuçlanmıştı. Konuyla ilgili bilgisine başvurduğum Ahmet Memişoğulları ise Bursa’daki mahkeme kararının çok ayrıntılı olduğunu, konuyu Avukat Berrin Bayam’ın izlediğini anlatarak, “Önder Sav konuyu Yargıtay’a kadar taşıdı. Ama oradan da karar onaylandı. Bu konuda içtihat oluştu” diye konuştu.
Yani eğer mahkemelere açık bir müdahale olmazsa MHP’nin olağanüstü kurultay kararından geri dönüş yok!
Yargıtay şekil itibarıyla bir yanlışlık yapılıp yapılmadığına bakmalı ve kararı onaylamalı… Devlet Bahçeli’nin, Tayyip Erdoğan’ın avukatı ile görüşmesi, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın demeci, Yargıtay’ın önceki kararının önüne geçerse, Türkiye’nin hukuk devleti anlayışı çok tartışılar hale gelebilir.
İnşallah böyle bir gelişme olmaz!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir