Madenci yakınlarının maaş tepkisi

Mustafakemalpaşa’da 19 kişinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ilgili 3’ü tutuklu 7 kişi hakkında görülen davanın önceki günkü duruşmasında karar çıkmadı. Duruşmada sanık avukatları, kazaya işçilerin ihmalinin neden olduğunu ileri sürerken, maden ocağı sahibi Nurullah Ercan’ın tutuklanması talebi ‘şimdilik’ kaydı ile reddedildi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliye talebini de kabul etmedi. Duruşmayı izleyen madenci aileleri ise adliye çıkışında kendilerine verilen maaşın her geçen ay düştüğünü belirterek tepki gösterdi.
Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya maden ocağı sahibi ve şirketin yönetim kurulu başkanı olan tutuksuz sanık Nurullah Ercan katılmadı. Tutuklu sanıklar kömür ocağının işletmecisi ve alt işveren Fahrettin Şolpan, madenin işletme müdürü Hayrettin Çelik ve ocak şefi Bayram Erdoğan ile ölen işçilerin aileleri ve avukatları hazır bulundu.
İlk sözü ölen işçilerin avukatlarından Ercan Sümer aldı. Sümer, kazanın bilinçli taksir kapsamında değerlendirilerek tutuklu sanıkların tutukluluklarının devam ettirilmesini, maden ocağı sahibi Nurullah Ercan’ın da tutuklanmasını talep etti.
Nurullah Ercan’ın avukatı Metin Feyzioğlu ise müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu maden ocağının ruhsat sahibi olduğunu, işletmesini ise başkasına verdiğini, ayrıca teknik nezaretçi atadığını dile getirdi. Bunların yargı kararları ile sabit olduğunu belirten Feyzioğlu, Nurullah Ercan’ın tutuklanması talebinin reddedilmesini istedi.
“İŞÇİLER DİNAMİTİ PİLLE PATLATMIŞ”   
Kömür ocağının işletmecisi Fahrettin Şolpan’un avukatı da Şolpan’ın teknik sorumlu olmadığını ileri sürerek şunları dile getirdi: “İşçilerin dikkatsiz davranması kazaya neden olmuştur. İşçiler gaz ölçüm cihazını yanına almadığı için ölçüm yapmadan patlatma yapılmıştır. Manyeto ile patlatma yapılması gerekirken pille yapılmış. İşçinin cebinden pil çıktı. Burada işletmecinin sorumluluğu yok. Dolayısıyla tahliye talep ediyoruz.”
Diğer tutuklu sanıklar Hayrettin Çelik ve Bayram Erdoğan’ın avukatları da tutukluluk halinin uzadığını ve cezaya dönüştüğünü belirterek müvekkillerinin tahliye edilmesini talep etti. Duruşmaya 5 dakika ara veren mahkeme heyeti, Nurullah Ercan’ın tutuklanması talebini ‘şimdilik’ kaydı ile reddetti. Tutukla sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.
“BİZE VERİLEN MAAŞLAR HER AY DÜŞÜYOR”
Adliye çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan işçi yakınları ise kendilerine devlet tarafından verilen maaşın her geçen ay düştüğünü belirterek tepki gösterdi. Şenol Kurt’un annesi Güldanur Kurt, kendilerini ziyaret eden bakanların da verdikleri sözleri tutmadıklarını söyledi. Anne Kurt, “Verilen sözler orada kaldı. Hiçbirisi gerçekleşmedi. Gelinim şu an 450 lira para alıyor. 300 lira kira veriyor. Torunumun bebek bezine yetmiyor o para. Bize ilk ay 600 lira maşa verildi. Şu an 450 lira veriyorlar.” diye konuştu.
Baba Özcan Kurt da en az 600 lira maaş sözü verildiğini, ancak bunun 400 liraya düştüğünü kaydetti. Bu paranın adalet olmadığını vurgulayan Kurt, maaşların artırılmasını istedi.
“MAAŞLAR 600 LİRADAN 400 LİRAYA DÜŞTÜ”
Ölen işçilerden Nihat Hanay’ın kardeşi Murat Hanay, aileleri ziyaret eden bakanlar, milletvekilleri ve valinin, ‘bir gün dahi çalışan işçinin maaşı 600 lira olacak’ dediğini hatırlatarak şunları ifade etti: “Bir günden fazla olanlar çift maaş olacak’ dediler. 3 bin 600 günü olan insanlar 420 lira alıyor. 500 lira alıyorlar. Babalar, anneler 150 lira maaş alıyor. Bu insanların çoğu kirada oturuyor. Devlet büyüklerinden bu yasanın bir an önce çıkmasını, insanlarımızın mağdur olmamasını istiyoruz. Bize verilen bilgi bu diyor SGK müdürü. Başbakan ‘Tüyü bitmedik yetimin hakkını kimseye yedirmem’ diyor. Doğru söylüyor. Şu an tüyü bitmemiş yetimin hakkını tüyü bitmemiş yetimler de yiyemiyor. Bu insanların hepsi burada mağdur olan insanlar. Keşke hiç olmasaydı da babalarıyla bu insanlar sürünseydi. Ama verilen sözler tutulmadı.”
“KIZIMIN PSİKOLOJİSİ BOZULDU, TEDAVİ MASRAFLARINA YETMİYOR”
Ramazan Baştepe’nin eşi Döndü Baştepe ise eşinin 20 yıl maden ocağında çalıştığını, ilk ay 2 milyar 300 lira maşa aldıklarını, şimdi ise 450 lira para yatırıldığını belirterek, “10 senelik yıpranma da içeride duruyor. 4 çocuğum var. 10 yaşındaki kızım Saniye’nin psikolojisi bozuldu. Ege Üniversitesi’ne gidiyorum ayda bir kere tedavi için. Yanında ağlamış sınız diyorlar. Her ay 450 lira tedavi masrafı harcıyorum zaten. Komşulardan borç alıyorum. 10 bin lira borcum oldu.” şeklinde konuştu.
Daha önce yaşanan maden kazalarında yeğenleri Engin Tanrıkulu ve Hayrettin Kahraman ile damadı Erol İkiz’i kaybeden, son kazada ise kardeşi Muammer Karaca’yı toprağa veren 64 yaşındaki Şerafettin Karaca da yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir