MAÇTAN ÖNCE BELİRLENEN SONUÇ

Fenerbahçe üzerindeki 03 Temmuz’da su yüzüne çıkan “Kumpas” sürüyor..
“Karanlık yüzler” Perşembe günü akşamı Saraçoğlu Stadı’nda yine devreye girdi..
Senaryosu önceden yazılmış çirkin oyunların sahnelenmesi sırasında yaşanan “Abartılar” ne yazık ki, gerçeklerin gizlenmesini ve Türk futboluna vurulan darbenin bir kez daha göz ardı edilmesini acı içinde açıkça ortaya koyuyor.
Gel gör ki, kimse görmüyor, kimse görmek istemiyor.
Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş yarı final karşılaşmasının başlama düdüğü ile birlikte harekete geçen “Bilinçli tahrikler” kabak gibi sırıtıyor.
Karşılaşmanın tamamlanmaması için bu güne değin hiç görülmemiş çok ilginç gelişmeler sergileniyor.
Deyim yerindeyse, Kadıköy’de akıl tutulması yaşanıyor. Bir yanda futbol oynanıyormuş gibi yapılıyor, diğer tarafta ise futbolun katliamı gerçekleştirilirken, Fenerbahçeli futbolcuların alın teri çalınıyor.
Açıkça emek hırsızlığı yapılıyor.
Beşiktaş, ilk yarıda Pepe’nin atılmasıyla 10 kişi kalmış. Saha avantajı, fiziksel ve psikolojik üstünlük, ilk karşılaşmadaki 2-2’lik skor Fenerbahçe lehine.
Öyleyse durduk yerde neler oluyor böyle?
Dakika 57. “Karanlık yüzler” sahne alıyor ve Saraçoğlu’nda “Maç bitti” diyor.
“Futbolun üzerindeki kaos son bulsun. Bir yerden başlanması gerekiyor. Yeter artık” denilirken, nedense fatura sürekli Fenerbahçe maçlarından sonra kesilmek isteniyor.
Çok daha fazlası görülen başka takımların olaylı maçlarından sonra neden yeni bir sayfa açmak istenmiyor?
Anlayacağınız sürekli Fenerbahçe’ye bedel ödetiliyor.
Gel gör ki, kimse görmüyor, kimse görmek istemiyor.
Televizyon ekranlarında ve gazetelerdeki köşelerinde ahkam kesen “Eyyamcılar,” 03 Temmuz’da kurulan idam sehpasındaki ipi çekmek için nefes, nefese yarışıyor.
Ne yazık ki, taraflı medyanın yüzde 99’u kin kusuyor ve Aziz Yıldırım üzerinden Fenerbahçe düşmanlığı yapıyor. Kamuoyu baskısı oluşturmak için sürekli rüzgar oluşturuyor.
Aziz Yıldırım yıpratılarak, empaeryalizmin Türkiye işbirlikçilerine yol açılmak isteniyor.
Futbol ya da futbolun geleceği hiç ama hiç önemsenmiyor.
Bir Allah’ın kulu dürüst oynamıyor. Alayı sahtekarlığın resmini çiziyor.
Yarım avuç sözde taraftar bozuntusu (Tetikçi), sahadaki futbolcu artıkları, artistler, gazeteci diye geçinen yalaka yazarlar, yalaka yorumcular, arsızlığıyla çirkin olayları körükleyen yandaş yöneticiler, sorumlu-sorumsuz, etkili-yetkili tüm görevliler, bu maç bitmesin diye senaryosu önceden yazılan oyunun sahnelenmesi sırasında sahtekarlığın şiirini yazıyor.
Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor işbirliği içinde Fenerbahçe boğazlanırken, Türk futbolunun dip yaptığı ne yazık ki görülmüyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir