Kitapçılar soruyor; “Okullar rant kapısı mı oluyor?”

Author Image
Yüksel Baysal
Kitapçılar soruyor; “Okullar rant kapısı mı oluyor?”
Dün gazetemiz Yeni Dönem’de yer alan “Okullarda yeni soygun dönemi mi başlıyor?” başlıklı yazı gündeme bomba gibi düştü. Arayan veli ve sendikacılar durumun vahim boyutlarda olduğunu, dershanelerin kapatılmasının önümüzdeki süreçte daha büyük başka sorunlar da doğuracağını söylediler.
Yapılan kamuoyu araştırmalarında bir gerçek apaçık görülüyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, sağlık alanında vatandaştan olumlu not alırken, konu eğitime gelince tablo tam tersi bir sinyal veriyor. Dört artı dört sisteminin eğitimde bir karmaşaya neden olduğu çok açık…
Uzmanlar, İmam Hatiplerin önünü açmak için eğitim sisteminin yaz-boz tahtasına haline getirildiğini öne sürüyorlar. Gülen Hareketi’nin para kaynaklarını kesmek amacıyla harekete geçilmesi ve dershanelerin kapatılması kararı eğitimdeki kaosun artmasını tetikledi. Milli Eğitim’de yıllardır kangren haline gelmiş dershanelerin soygununa dur demek, yoksul ailelerin dershaneler tarafından sömürülmesini ortadan kaldırmak amacıyla yapılan bu hamle, tam tersi sonuçlara doğru gidiyor.
Bunların başında üniversiteye hazırlık kurslarının durumları geliyor, Öğrencileri, üniversiteye hazırlamak amacıyla açılacak kurslarda kullanılacak yayınlar bile tartışma konusu oldu. Sendikacılar ve kitapevi sahipleri okulların birer ticarethaneye dönüşme tehlikesine dikkat çekti.
Her bir okul müdürü, açacağı kursta kullanılacak deneme ve benzeri kitaplar üzerinden öğrenciden ve veliden alacakları paranın hesabını yapıyor. Daha şimdiden her bir okulun öğrenciden alacağı kitap parası belli… 750 liradan başlayan 3 bin liraya kadar yükselen ücretlerden söz ediliyor. Ortalama dershanelere öğrencinin ödediği paradan bile fazla…
Bir de işin tekelleşme boyutu var. Okul müdürleri birkaç dağıtım şirketi ile anlaşıp, velileri fahiş fiyatla satış yapacak yerlere yönlendiriyorlar. Bu konuda ilk itiraz Bursa Kırtasiyeciler ve Kitapçılar Derneği’nden geldi.
Dernek, sorunları içeren dilekçeyi Başbakanlık Halkla İlişkiler Birimi’ne gönderdi. Başkan Mehmet Akif Erol imzasıyla gönderilen yazıda, “Kurslarda kullanılan kitap ve yayınlarla ilgili tek firmayla anlaşmalar yapılmaktadır. Bu sebeple diğer kitapevleri mağdur edilmektedir” deniliyor.
BİMER’in “Gereğinin yapılması için” Bursa Valiliğine gönderdiği dilekçede ayrıca, “Okullar, eğitim kurumu mu ticarethane mi? Bursa’da yaklaşık 350 kitapevi neden mağdur edilmektedir? Neden kaynaklar tek firmayla anlaşılıp oradan alınmaktadır?” sorusu da yer alıyor.
Bursa Valiliği’nin de Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gereğinin yapılması için gönderilen yazıda şu görüşlerin altı çiziliyor: “Bu kurslar okullarda neden büyük ranta dönüşmüştür? 2015-16 eğitim-öğretim yılı başlamadan velilerden daha şimdiden para toplanmaktadır.
Okul aile birliği aracılığıyla velilere baskı yapılarak bağış adı altında bu paralar zorla toplanmaktadır. Nasıl ki bir doktor reçetesine ilaç yazdığında hasta istediği eczaneden ilacını tedarik edebiliyorsa kaynak kitap alımında da veli serbest bırakılmalı ve alınması gerekli kaynak kitaplar velinin tercih ettiği kırtasiye veya kitapevinden alabilmelidir.”
Konunun başka boyutları da var, onlara da pazartesi günü devam edelim. Çünkü sorun çok büyük!
Bu yazının dipnotu: Milyonlarca insanı ilgilendiren bu konuda herkesi duyarlılığa davet ediyorum. Veliler, Milli Eğitim’i sıkıştırmalı, AK Parti il ve ilçe yönetimlerine baskı yapmalıdır. Başka türlü bu soygunu durduramayız.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir