Kitap okumak üzerine

Geçenlerde Reşat Nuri Güntekin’in bir sözüyle karşılaşmam üzerine daha önce hiç o şekilde düşünmediğim, kendimi birden aydınlanmış ve iyi hissettiğim bir an yaşadım.
Şöyle ki: “Niye kitap okumuyor demek, niye piyano çalmıyor demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak parmakları piyanoya alıştırmaktan daha kolay değildir.”
Geçenlerde Reşat Nuri Güntekin’in bir sözüyle karşılaşmam üzerine daha önce hiç o şekilde düşünmediğim, kendimi birden aydınlanmış ve iyi hissettiğim bir an yaşadım.
Şöyle ki: “Niye kitap okumuyor demek, niye piyano çalmıyor demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak parmakları piyanoya alıştırmaktan daha kolay değildir.”
Reşat Nuri ne kadar doğru bir söz söylemiş.
Kitap okumakta diğer bütün faaliyetler gibi zaman ve çapa gerektirir. Zaman ne kadar erken, çaba da ne kadar çok olursa o kadar iyi sonuçlar elde etmek mümkün olur.
Bir çoğumuz belki farkında değiliz yada doğrusu bunun üzerine kafa yormaktan uzak duruyoruz.
Halbuki herkes için ulaşılabilir, her yerde uygulanabilir olan bu faaliyetten nasıl uzak durulur? Çok sevgili ebeveynler niye küçük yaştan çocukların ellerine kitap değil de tablet tutuşturur? “Ağaç yaşken eğilir” diye boşuna dememişler. Onlar kitabı versinler, sonrasında bıraksınlar çocuk keşfetsin kitabın dünyasını.
Muhtemelen çok bilinen sözler olsa da ben de söylemeden geçemeyeceğim. Kitap okuyan birey;
Kendini daha güzel ifade eder, farklı bakış açılarını görerek değerlendirmeler yapar, iyi bir gözlemci olur gibi saymakla bitmeyecek daha bir çok kazanım elde eder.
Bir piyano alamıyor veya yaşadığınız yere uzaklığından yüzme kursuna gidemiyor olabilirsiniz. Ya da zaten siz bunları istemiyor da olabilirsiniz. Ama kitaplar çok yakınımızda, okullarda, kütüphanelerde…
Tek eksik, biraz istek belki de cesarettir.
Niye kitap okumuyor demek yerine ne çok kitap okuyor dediğimiz insanların arttığı güzel günlere…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir