Kimse kızmasın gerçeği yazıyorum!

Author Image
Yüksel Baysal
Kimse kızmasın gerçeği yazıyorum! Öncelikle bir saptama yapayım. 1983 yılından bu yana sol en yüksek oy oranına ulaştı.
CHP, HDP, DSP, Halkın Kurtuluşu Partisi, TKP ve Vatan Partisi’nin oylarının toplamı oyu yüzde 38’i geçti.
Her ne kadar birileri “HDP sol mu, o etnik kimlikli parti” dese de, Vatan Partisi’ni “niye sol olarak kabul ediyorsun, o emekli generallerin dolduğu bir yapı oldu” diye itiraz etse de, kendilerini öyle tanımladıkları için hesaplamaya aldım.
Seçim öncesinde “Kimse CHP ve HDP’den mucize beklemesin!” başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. 12 Eylül sonrasında yapılan bütün seçimlerde Kürtler’in partisi de dahil, sol oyların toplamının yüzde 37’yi geçmediğini ifade etmiştim. 1999 yılında Apo yakalanıp teslim edilince DSP yüzde 22 oy alarak birinci parti olmuş ve de sol oylar ilk kez yüzde 37’yi bulmuştu.
Bu seçimde bir puanlık artışın iki önemli nedeni var. Birincisi, Kürtler kendi partilerine sahip çıkarak, HDP’yi zirveye taşıdılar. İkincisi, CHP “Atatürk, Laiklik, Cumhuriyet” dar üçgeninden çıkarak, yoksul insanlara, dar gelirli yurttaşlara dokunmaya çalıştı.
Ancak yine de solun başarılı olduğunu söylemek mümkün değil! AKP, MHP, SP’nin toplam oyları yüzde 60’ı bulduğu düşünülürse, bir seçim başarısının olmadığı gerçeği ortaya çıkar! Diğer küçük sağ partilerin oyları katıldığında yüzde 62’ye kadar yükseliyor bu orandan söz ediyoruz.
CHP başta olmak üzere sol düşüncedeki insanların sorması gereken soru şu, sol/sosyalist oylar nasıl artabilir? Şunu net ifade edeyim, CHP veya HDP dünyanın en iyi programını bulup gelseler, harika bir lider ortaya çıkarsalar, dünyayı vaat etseler yine alacakları toplam oy yüzde 40’ı geçemez! O zaman yapılması gereken şey, uzun vadeli düşünmek, uzun erimli plan yapmaktır.
Görünen o ki, ancak iyi eğitimli insanlar sola oy verme davranışında bulunuyorlar.
7 Haziran 2015 seçim sonuçları bunu bir kez daha kanıtladı. Sırayla partilerin oy durumlarını aktarmak istiyorum. AKP’ye oy verenlerin en büyük dilimini diploması olmayan, yani okuma yazması bulunmayan seçmenler oluşturuyor. Diplomasız yüzde 63.2, ilkokul mezunu yüzde 51.2, Ortaokul mezunu yüzde 41.9, lise mezunu yüzde 33.3, üniversite mezunu yüzde 26.6… Tablo çok açık değil mi? Eğitim düzeyi düştükte AKP’ye oy verenlerin sayısı artıyor, yükseldikçe azalıyor.
CHP’de ise tam tersi bir tablo var. CHP’ye oy verenlerin yüzde 13.6’ı diplomasız, yüzde 18,8’i ilkokul mezunu, yüzde 25.1’i ortaokul mezunu, yüzde 25.6’sı, lise mezunu, yüzde 39.9’u da üniversite mezunu… CHP’nin oyunun yüzde 25 olduğu düşünülürse, bu partiye oy veren her 10 kişiden 4’ü üniversite mezunu olduğu gerçeği ortaya çıkar!
MHP’nin de tablosunu verirsek… Diplomasız yüzde 4.6, ilkokul mezunu yüzde 13.4, ortaokul 16.6, lise mezunu yüzde 20.9, üniversite mezunu yüzde 17.4… MHP’nin yüzde 16.3 oy aldığı düşünülürse, üniversite mezunu sayısı orada da ortalamanın üzerinde diyebiliriz.
HDP’ye gelince… Diplomasız 17.2, ilkokul mezunu yüzde 11.4, ortaokul mezunu 10.7, lise mezunu 15.2, üniversite mezunu 12.3… Dengeli sayılabilecek bir durum var. HDP’ye etnik kimliğinden ötürü diploması olmayanlardan yüksek oranda bir oy verildiği görülüyor.
Sonuç… Sol oyları arttırmanın tek yolu, üniversite mezunlarının sayısını Avrupa Birliği düzeyine yükseltmektir. Başka yolu ve yöntemi yoktur!
ÖZER SENCER HOCA GELİYOR!
Metropoll Araştırma Şirketi’nin Sahibi Prof. Dr. Özer Sencer Hoca, Demokrasi ve Uzlaşma Grubu’nda konuğumuz olacak. Yaptığı araştırmalarda artı-eksi yanılma payıyla sonuçları doğru bilen Prof. Dr. Sencer, seçim öncesinde konuğumuz olmuştu. Demokrasi Grubu’nun bu akşamki iftarına katılarak, bize seçim sonuçlarına ilişkin sunum yapacak.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir