Iskaladığımız tarih ve Anadolu’nun zenginlikleri!

Author Image
Yüksel Baysal
Geçtiğimiz hafta sonu 2023 Prodüksiyon, Ömer Aydoğdu’nun ön ayak olmasıyla Kütahya-Afyon gezisi gerçekleştirdik. Necati Kartal, Tayfun Çavuşoğlu, Adnan Baştopçu’dan oluşan kadromuz, iki günlük bir kültür, doğa turu yaptı. Bu geziden üç büyük kazanımla döndük. Birincisi, Sanayici Mete Tetik öncülüğünde Bursalı dört işadamının ortak olduğu devasa büyüklükteki termal yatırımı inceleme olanağı bulduk.
Gözlemimiz o ki, aynı coğrafyada bulunan Afyon, termal turizmde belirli bir noktaya gelmişken, Kütahya da önemli bir sıcak su kenti olmaya doğru gidiyor. Dumlupınar Üniversitesi’nin iki kilometre yakınında Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat’ın kızı Gülümser Hatun’dan ismini alan bu büyük tesis bu kente ayrı bir güzellik katacak.
BURSA’DAN KÜTAHYA’YA GİDEN BÜYÜK YATIRIM!
120 dönüm arazi satın almış Bursalı yatırımcılar… Amaç, uluslar arası standartta bir turizm tesisini o bölgeye kazandırmak… Mete Tetik, İsmail Yavaş, Cevdet Yüce ile Fuat Bursalı’nın ortak yatırımı tesisin orta yerinde beş yıldız bir otel inşaatına başlanmış önce… Ardından çevresinde Selçuklu-Osmanlı mimarisi, çok katlı olmayan evler yapılmaya başlanmış… O daireler de devre-mülk şeklinde satışa çıkarılmış… Doğal kaplıca suyunun kullanılacağı bu tesisin, haftalık devre-mülk fiyatı 9 bin lira ile 18 bin lira arasında değişiyor. Yıllık 100 Euro da aidat olduğunu söyledi yetkililer… Dairelerin içi harika bir şekilde döşenmiş… Bir binada dört daire bulunuyor, ortada “Hayat” denilen bir kapalı salon var. Geniş bir salon/mutfak, Türk hamamı ve de geniş odalardan oluşan dairelerde beş kişilik bir aile rahatlıkla kalabilir. Ayrıca otelin büyük havuzuz ile SPA hizmetlerinden de yararlanmak mümkün… Her hafta sonu Bursa’dan Kütahya’ya otobüs kalkıyor, Nilüfer’deki Agora çarşısından otobüse binip o tesise gidilebilir.
BAĞIMSIZLIĞIMIZIN EN SON ATEŞİ ORADA YANDI!
Gezimizin ikinci büyük kazancı, Afyon’daki Kocatepe zirvesini görmekti. 1922 yılında Türkiye’nin kaderinin değiştiği o topraklarda bulunduk, o zirvede Mustafa Kemal’in savaşı yönetmesini hayal ettik.
Kocatepe, Türk kuvvetlerinin Yunanlıları “Akdeniz(Ege Denizinin eski adı)’e kadar sürükleyip götürdüğü noktanın” ilk başlangıç yeridir. Afyon ovasının en zirve noktasındaki o bölgede iliklerimize kadar işleyen bir soğuk vardı. Rüzgarla ve soğukla boğuştuğumuz yarım saate, maceramız nefesimiz kesilirken, savaşın o zorlu şartlarını düşünmeye çalıştık.
ANADOLU’NUN ORTASINDA MÜTHİŞ BİR ANTİK KENT!
Gezimizin üçüncü durağında Aizonai Antik Kenti vardı. Aslında bu bölümü de ikiye ayırmamız lazım. Bursa’dan Kütahya’ya giderken, yol üstünde Frig Vadisi’ne uğradık. Mağaralardaki yaşamı gördük. Uygarlığın gelişim seyrinin izlediği rotayı hayretle izledik. Nereden, nereye ulaşmış insan oğlu
Ertesi gün de Frigya’nın temellerini attığı, Romalıların geliştirdiği Aizonai Ören yerini gezdik. Bir ara Btinya egemenliğini de geçmiş olan Aizonai, daha sonra Roma uygarlığının önemli yerleşimlerinden biri oldu. İsa’dan önce 3 bin yıllarına tarihlenen kentten günümüze çok önemli bulgular kaldı.
Geniş bir alanda kurulan ve 80 bin nüfusun olduğu tahmin edilen kentte, Zeus Tapınağı, on beş bin seyirci kapasiteli tiyatro ve ona bitişik on üç bin beş yüz seyirci kapasiteli stadyum, hamam, bugünkü anlamıyla olmasa bile borsa, sütunlu cadde, Kocaçay üzerinde ikisi ayakta, beş adet köprü, tek kemerli bir su bendi bulunuyor…
Her zaman altını çizerek belirtiyorum. Anadolu bir uygarlıklar beşiği… İsa’dan önceye tarihlenen 150’nin üzerinde antik tiyatro olduğunu, bunun 135’nin gezilebilir olduğunu kaç kişi biliyor acaba? Dünyanın öbür ucuna giden, Prag’ı, Barcelona’yı, Roma’yı avucunun içi gibi bilen aydınlarımız (!) ne yazık ki, burnunun ucundaki güzellikleri, tarih sergisini görmüyorlar! Oysa aydınım diyen insanın öncelikle görevi, kendi ülkesini, tarihsel zenginliklerini tanımak, sonra da bunları geniş kesimlere anlatmak değil midir?
Bir kez daha Bursa’da yaşayan ilgili insanlara çağrıda bulunuyorum. Hiç olmazsa hinterlandımızda bulunan bölgelerdeki tarihi, kültürel ve doğal zenginleri gidip görelim, onlara sahip çıkalım. Unutmayın yarınlara bırakacağımız en önemli miras, beton bloklar değil, bu doğal ve kültürel zenginlikleridir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir