İnsanı ölçme ve 29 erdem


Evrenin bildiğimiz en değerli parçası, içinde insan yaşadığı için dünyadır. Zaten her şeye anlamını veren, ona değer biçen, güzele veya çirkine değer kazandıran hep o güzelim insandır. İnsan tarafından farkına varılıp, düşünülmeyen, kullanılmayan, yorumlanmayan hiçbir anlam kazanması mümkün değildir.

Hatta var olduğunun ortaya çıkması olanaksızdır. Öyle ise yaşam, değer ve manalarıyla insanın kafasındadır ve beklide “İnsan aklı kadar yaşar” demek hiçte yanlış olmayacaktır. Buradan dünya üzerinde bilinen maddi manevi her şeyin değer ve ölçüsünün insan tarafından oluşturulduğu sonucuna varılır. Bilinen ve kullanılan tüm ölçekler hep insan kafasının yarattığı sınırlardır. Madde – manevi her oluşumu, soyut ya da soyut değersel plan üzerinde bir yere oturtmak ve ona şöyle veya böyle bir fiyat biçmek kolaydır. Ama yaşama anlam veren insanın kendisine, nasıl değer verilecektir. Ya da değer biçilecektir. Böyle bir değerleme için gelenekler kullanılacaksa geleneklerle insanları ölçümlemek mümkün olmayacaktır. Bunun gibi milliyetlere, ırklara, dinlere vs. ilişkin ölçülerle insanı değerlendirmek, tartmak ne yazık ki yeterli olmayan bir yöntem şeklinde kendini gösterir. Oysa ki kendimiz dahil bütün çevremizdekileri mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde değerlendirmenin ve zorunluluğu da inkar edilemez. İşte bazı düşünce alanlarında ya da öğretilerde insanların kıymetini ortaya çıkarabilmek için 29 faktörden yaralanabileceği ileri sürülür. Erdem’lerde diye diyebileceğimiz bu faktörlerle kendimizi ve çevremizdekileri mukayese edebilir ya da tartmaya çalışabilirsek beklide gerçekçilikten uzak bir değerlendirmeyle varılacak sonuçlara göre gerçekçi olabilme şansını elde edebiliriz.

Bu 29 Erdem ya da eski tabiri ile fazilet Sayın Düşünür ve yazar Raşit Temel’in çizelgesiyle bize ışık tutmaktadır ki, bunlar:

“İtidal, basiret, metanet, adalet, iffet, temkinlilik, kahramanlık, tevazu, vakar, sabır, namus, vefa, dakiklik, yardım, nezaket, eli açıklık, fikirlilik, müsamaha, affetme, tahammül, saygı, sadakat, yurtseverlik, Tanrıya şükran, insanlara sevgi, insanlığa güven, hakikat.” Bunlar üzerinde evvela kendimizi yoklamak, hangilerine uyum sağlayıp sağlamadığımızı saptamak, ne kadar fazlasına sahipsek o kadar Erdemlilik boyutunda yerimizi aldığımızı fark etmemize yardımcı olacaktır.

Her hangi bir tahsil yapmak, emekle ya da emeksiz bir makamı işgal etmek hiçte zor değildir. İnsanoğlu çok kolaylıkla dertlerini çözebilecek imkanlara sahip olabilir. Ancak su sahip oluş, kendini bilmek kişiye haz ve huzur veremez .Öyle ise kıymetimizin tayininde bu 29 Erdemin ortaya koyduğu güçlü sonuçlar insanoğlu için aydınlatıcı rol oynayan birer kaynak yada rehber görevini yapacaktır.

Diyelim ki, hayatımızın tümünde insan olduğumuzu ve onun değerini orta koyan bu 29 Erdemi anlama gücü özümleme zevki içimizden hiç eksik olmasın.

Kaynak: Raşit Temel-Anadolu 4 – E.Zoga

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir