İKİ BİN ON ALTI / 2016

Author Image
Hamza Oğuzer
Pagan Romalıların çok sayıdaki Tanrılarından biri de Janus isimli tanrıydı. Yılın ilk ay’ı olan Ocak (January) adını ondan almıştı. İnsanlar, yeni yıla ilişkin dileklerini yazılı olarak ona sunarlardı.
İlginç bir Tanrı’ydı Janus. Aynı anda hem öne hem arkaya bakan iki tane yüzü vardı. Hem geçmişi hem geleceği görebiliyordu. Bizim böyle bir yeteneğimiz yok. Fakat “perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” sözünden yola çıkarak, geleceğe yönelik bir kestirimde bulunabiliriz.
2015’te yaşadığımız hiçbir soruna, kalıcı çözümler  üretilemedi. Hatırlayalım, Kürt sorununa ilişkin çözüm süreci, 7 Haziran seçiminden hemen sonra buzdolabına kaldırıldı. Dolmabahçe Mutabakatı bir anda uçup gitti. Çatışmasızlık hali acımasız bir savaşa evirildi. Günlerce süren sokağa çıkma yasakları, toplarla, tanklarla girilen mahalleler, soğuk hava depolarında bekletilen cenazeler, ellerinde beyaz bayraklarla göç etmek zorunda kalan insanlar. Şehit cenazeleri, ağlayan analar… Öte yandan, 9 çalıştay yapılmasına rağmen, Alevilerin sorunlarının çözümünde bir arpa boyu yol alınamadı. Romanların ve azınlıkların sorunları da öyle…
Çalışanların, emeklilerin sorunlarının çözümüne ilişkin seçim vaatleri hep havada kaldı. Çalışanlara verilecek olan enflasyon farkı artı %6’lık zam, daha ellerine geçmeden eridi gitti. Devlet, kaşıkla verdiğini, kepçe ile geri aldı dense yeridir. Yeni yılın sabahında iki haberle uyandık; Güneydoğu’dan gelen şehit haberleri ile elektrikten, köprü ve otoyol geçişlerine,  Tekel ürünlerinden iletişime. kısaca,  A’dan Z’ye  ZAM…
Dışarıdaki durum da içeriden pek farklı değil. Ortadoğu’da, bugün dost diye el uzatabileceğimiz iki ülke kaldı: Suudi Arabistan ve Katar… Suudi Arabistan’dan yılın ilk gününde gelen haber ise, 47 kişinin, sokak ortasında, başları kılıçla  kesilerek idam edilmeleri ile ilgiliydi…
Muhalefet partilerimiz, bu aralar kendi iç sorunlarıyla meşgul… HDP yöneticilerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının eli kulağında.
Cumhurbaşkanı, açıkça onların anayasa suçu işlediklerini söyledikten sonra, savcıların durumdan vazife çıkarmamaları mümkün mü? Yeni yılda yeni bir anayasa yapmak için bir kez daha yola çıkılacak ve bu kez belki de bir referandumla süreç tamamlanacak, ardından da başkanlık sistemine geçilecektir. Farkında mısınız bilmem bugünlerde, Başkanlığın kendisi değil, “Tip’i”  tartışılıyor. Amerikan tipi mi, Türk tipi mi yoksa Hitler tipi başkanlık mı istersiniz?
Tüm bu gelişmelere baktığımızda, 2016’nın 2015’ten daha  iyi bir yıl  olacağına dair bir belirti  göremiyoruz. Suudi Arabistan’daki, Şii din adamının idamına, İranlı yöneticilerin gösterdiği tepkiye ve yine Suudi Kralı’nın Şiileri dışlayan, sadece Sünni ülkelerin katılımı ile hazırlamayı düşündüğü teröre karşı bir tür İslâm NATO’su oluşturma çalışmalarına bakarak, İslâm ülkelerinde, daha yoğun mezhep çatışmalarının yaşanabileceğini de tahmin etmek zor değil.

Sonuç olarak; Saatli Maarif Takvimi’nin son yaprağının çöpe atıldığı 31 Aralık akşamı, yoğun bir kar yağışı ile birlikte, karşılamak için hazırlandığımız bu yeni yıldan çok şeyler bekliyorduk. Çünkü giden yıl, hem ülkemizde hem Dünya genelinde acı ve gözyaşından başka bir şey vermedi bize. Ne yazık ki yeni yıl da pek ümit vermiyor; ama ne demişler: “Ümit fakirin ekmeği. Ye Memet ye…”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir