HEYKELİ DİKİLEN ÖĞRETMEN

Author Image
Hamza Oğuzer
 İbrahim Arıkan, 1941 yılında, Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Salur Köyü’nde, beş çocuklu, yoksul bir ailede açtı gözlerini. Bir yaşında annesini kaybetti,  on beş yaşında babasını…
İlkokulu bitirdikten sonra önünde gidebileceği bir tek okul vardı; yatılı ilk öğretmen okulu. Yazılı sınavı başarıyla geçti. Mülâkat için Kayseri-Pazarören Mimar Sinan İlk Öğretmen Okulu’na çağırıldı. Komisyonda üç öğretmen vardı. Merceklerle ilgili, bir soru sordular. Öğrenci: “Mmmmmeee” diye söze başlayınca, kekeme olduğu anlaşıldı.  Öğretmenlerden biri gülünce, çocuk daha da heyecanlandı. Türkçe öğretmeni İsmet Hanım yerinden kalktı, öğrencinin yanına gitti. Elini tuttu, başını okşadı, rahat olmasını, heyecanlanmamasını söyleyerek onu biraz olsun,  rahatlattı. Sınav devam etti. Birkaç soru daha sorduktan sonra,”Çıkabilirsin” dediler. Çıktı. Çok üzgündü. Sınavı kaybettiğini sanıyordu. Kekeme bir öğrenci, öğretmen okuluna alınamazdı; yönetmelik böyleydi; ama Türkçe öğretmeni Bayan İsmet Dolay, farklı düşünüyor ve şöyle diyordu:  “Arkadaşlar, çocuk başarılı ve okumayı çok istiyor. Gelin bu çocuğa bir şans tanıyalım. Başarılı olamazsa, yılsonunda kaydını sileriz ve tazminatını da ben öderim.”
Öğrencinin kaydı yapıldı. İsmet Hanım, onunla özel olarak ilgilendi.  Boş sınıfa alıp, karşısında dinleyiciler varmış gibi,  bağıra bağıra konuşmasını sağladı. 30 / 40 dörtlükten oluşan şiirler ezberletip yüksek sesle okuttu. Derslerinde, sürekli tahtaya kaldırdı ve topluluk karşısında konuşturarak kendisine öz güven aşıladı. İki yıl sonra İsmet Hanım okuldan ayrıldı; ama kekeme öğrenciyi de kekemelikten kurtarmıştı. O, artık okulun en başarılı öğrencilerinden biriydi. Okul yönetimi kendisini, lise öğretmeni olması için, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’na gönderdi.
1968 yılında Ankara Yüksek Öğretmen Okulu ve Fen Fakültesi Fizik-Matematik bölümünden mezun oldu. 1968 -1971 yıları arasında bir yandan Yıldız Teknik Üniversitesi fizik bölümünde asistan olarak çalışırken, bir yandan da bir dershanede öğretmenlik yaptı. 1972 yılında üniversitede kariyer yapmayı bırakıp çalıştığı dershaneyi devraldı. Tamamen eğitim alanına yönelip 1996’da; okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve uluslar arası okul’u kapsayan MEF Okulları’nı açtı. Sonra, eğitime daha fazla kaynak aktarabilmek amacıyla 1982 yılında Türkiye’nin ilk kargo şirketini (Yurtiçi Kargo) kurdu.
Zaman içinde, okullarına MEF Üniversitesini eklerken, şirket sayısını da 24’e çıkardı. Sonra, değişik alanlarda faaliyet gösteren o 24 şirketi, bugün 15.000 kişinin çalıştığı  ARIKANLI HOLDİNG şemsiyesi altında topladı.
1981’de Özel Dershaneler Birliğini kurdu ve uzun yıllar başkanlığını yaptı. Bu arada 10 kitap yazdı, değişik gazete ve dergilerde makaleler yayımladı, okullarda konferanslar verdi. 2 Şubat 2016 tarihinde aramızdan ayrıldı. Kendisini rahmetle ve saygıyla anıyorum.
Bir röportajında şöyle diyordu: “ Öğretmenim İsmet Dolay olmasaydı ya Ankara’da kapıcı olurdum ya Almanya’da işçi.” Peki, İbrahim Arıkan o öğretmeni için ne yaptı? Bir öğrencinin, öğretmenine verebileceği en güzel armağanı verdi. Öğretmeninin ve kendisinin, öğretmen okulu yıllarındaki görünümleriyle heykelini yaptırıp okulunun önüne diktirerek, öğretmenini ölümsüzleştirdi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir