Hepimiz Birimiz İçin

İki haftadır, çevre kirliliği ile ilgili tenkit yazıları okuyorum. Yazıların her ikisinin de ortak yorumu, “Biz evimizin içini temiz tutmaya özen gösteririz ancak çevremiz ne olursa olsun anlayışında bir millet olarak tescillenmişiz.
Bir ilçenin kenarından veya ortasından geçen bir çay veya dere, o şehir için bulunmaz bir nimettir. Öncelikle bedenimize bir serinlik verir.
Daha sonra ise insanlara huzur ve dinlenme ortamı sağlar. Çoluk çocuk tüm alimizle piknik yapmak için ideal yerlerden biriside çay veya dere kenarıdır. Bilhassa olta balıkçılığı için bulunmaz nimettir.
Her hafta belirli günler de, bende olta balıkçılığı yapmak üzere daha önceden gittiğim yere bu yılda gitmeye başladım. Derenin kenarında hem balık tutuyorum, hem de yanımda getirdiğim yiyeceklerle açlığımı gideriyorum.
Gittiğim yer henüz başkaları tarafından bilinen bir yer olmadığı için çok rahat ediyorum. Ancak son gidişimde gördüğüm manzara karşısında ağlamam mı, gülmem mi yoksa delirmem mi gerekir diye bir hayli düşündüm.
Benim keyifle gittiğim ve rahatça oturduğum dere kenarına başkaları da gelmiş olmalı ki, getirdikleri yiyeceklerin bütün atıklarını orada bıraktıkları gibi birde öbek öbek sanırım çocuk bezlerini de oraya bırakmışlar. Yani benim güzel piknik yerim bir çöplüğe dönmüş. Bir insan ancak bu kadar duyarsız ve pis olabilir. O gün orada ne oturacak bir yer bulabildim, ne de yemek yiyecek hal kaldı. Bunu yapanların bir başkalarını tenkit etmeye hakları var mıdır?
Arkadaş sen nasıl Müslümansın, insanlara saygın yoksa tabiata damı saygın yok? Bu güzelim yer senin babanın çiftliği mi?
Sen oraya bir daha gitmeyeceksen bir başkaları gitmeyecek mi? Böyle güzel bir köşeyi bu şekilde kirletmeye ne hakkın var.
Bir zamanlar muhtarlığını yaptığım mahallemde ‘Çevreyi Temiz Tutma ve Güzelleştirme Derneği kurmuş bir kişi olarak bizim milletimize bu konuda nasıl bir görev düşmektedir?
Anlatayım. Neden biz evimizin içini temiz tutar da evimizin dışını çöplüğe çeviririz. Bu konuda ilçe belediyemize yardımcı olmamız gerekmez mi? Çevremizi temiz tutmamız, yabancılara da örnek olmamız gerekmez mi?
Temiz bin çevremiz olsa yabancılar bu uygulama için bizim hakkımızda güzel şeyler düşünmezler mi?
Çevre pisliğini çok iyi bilen biri olarak, bir daha yaşamak istemediğim bir hastalığı sizinle bir başka yazımda paylaşacağım. Bununla ilgili kısa bir bilgi vereyim. 1960 yılında yaşadığım bir tifo salgını sadece pislikten kaynaklanmış, bir çok asker maalesef ölmüştü. Yer altındaki sulara lağım sularının karışması sonucu aylarca karantinada kalmıştık. Şu anda ilçemizde içtiğimiz veya kullandığımız sulara mikrop karışması sadece bizlerden kaynaklanır.
Ateş düştüğü yeri yakar bir başkası bize yardımcı olmaz. Son bir defa daha iyice düşünmemiz gerekir.
Herkese tasasız güzel günler temenni ederim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir