HAYVAN SEVGİSİ

Çok yıllar önce, Züferbey Mahallesi Çarşı Sokakta kirada oturduğumuz evde çok güzel, kaplan isimli bir kedimiz vardı. Kaplan çok akıllı bir hayvandı.
Ben her gün kasaplar çarşısında bulunan, Kasap Halil Bümen amcadan (Manca) alırdım. Manca kasaplık hayvanların, sadece kedi ve köpeklerin yiyebileceği çıkıntılarıydı.
Kaplan evde değilse, bahçeden kaplan diye seslendiğim zaman,bulunduğu yerden son sürat gelirdi. Yemeğini yedikten sonra da pisleyeceği yere gider ve fazlalıklarını bırakırdı. Hiçbir zaman evimizin içine pislediğini görmedim.
Züferbey Mahallesi Çarşı Sokakta bulunan evde, aynı zamanda koyun, keçi ve tavuklarımızda vardı. Bildiğiniz gibi o yıllarda her mahallenin çobanı vardı. Sabah erken saatlerde çobana saldığımız hayvanları, akşamüzeri kapının önünde bekler, karşılar ve yerlerine götürürdük.
Hepinizin bildiği gibi, köpekler sahibine, kediler ise evlerine sadıktırlar. Biz evimizi değiştirdiğimizde, kaplan eski evde kaldı. Onun ne olduğunu bilemiyorum. Belki de yeni sahiplerine alışmıştır.
Yıllar sonra çok büyük bahçeli bir evde oturmaya başladık. Yani şimdiki Yunusemre Mahallesinde taşındığımız evde hiç eksilmeyen hayvan sevgim aynen devam etti.
Öncelikle avcı olduğum için av köpeğim oldu. Çok değişik renk ve cinste tavuklarım, ördeklerim, kazlarım, tavşanlarım, bıldırcın ve güvercinlerim oldu. Her birinin özelliklerini, beslenmelerini, yavru yapmalarını ve nasıl ürediklerini yakından izlemiş oldum.
Bu hayvanların hepsinin değişik özelliklerini öğrendim. İçlerinden en çok güvercinleri, tavukları ve ördeklerin yavru yetiştirmeleri görülmesi gereken güzellikteydi.
Bu güzel hayvanların her hareketi ibretle seyredilmesi gereken bir yaşam ve üreme savaşıydı.
Her hayvanın yavru çıkarması, büyütmesi, onları nasıl diğer hayvanlara karşı koruyup, kollamaları apayrı bir güzellikti.
Her insana yaşama zevki veren, ayrıca bir ders niteliğindeki yaşam mücadeleleri görülmeye değer bir husustu. Hayvanları sevmek, onları yakından tanımakla mümkün oluyordu.
Dolayısıyla hayvanlar, insanların en yakın dostları olup, kesinlikle onları yakından tanımak gerekir.
Ancak, insanlar birbirlerini sevmez oldular, dedikodu, iftira, kötüleme, çekememe, bencillik, sadece kendi menfaatini düşünmek ve diğer kötülükler, bu insanlar mı, hayvanları sevecekler? Sorarım.
Herkese tasasız güzel günler temenni ederim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir