– Hatıralar –

Şu anda Yunusemre Mahallemiz’de mevcut olan Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisemizin yeni binası 1968 yılında tamamlanmış ve o yıl aşağıdaki okul binamızı terk ederek, yeni binamıza taşınmıştık.
Sekiz tane hizmetlimizden birisi Muharrem Doğa gece bekçimizdi. Akşam 18.00’den sabah 05’e kadar nöbet tutup, daha sonra gelen gündüz nöbetçisine görevi teslim edip evine giderdi.
Muharrem Doğa, ilçemizin Bostandere köyünün eski muhtarlarından Davut Doğa’nın oğluydu. Gece bekçiliği görevini kusursuz yapar. Tüm personel tarafından sevilirdi. Ben Bostandere köyünü onon sayesinde gördüm. Daha önceleri hiç gitmediğim bu köy, Susurluk istikametinde olup, Arıburnu rampasından sonra sola sapılarak önce Kosova Köyü daha sonra ise bayır aşağı inerek köye girerdik. Köyün arkasında ise yazın suyu azalan çok küçük bir derecik vardı. Çınar ağaçlarının gölgesinde dere kenarında çok güzel piknik yapılır. Bahar da çok değişik göçmen balıklar bu derede yavru yaparlardı. Köy de Muharrem Doğa’nın akrabaları olan kişileri ve diğerlerini de gidip geldikçe tanımış oldum. 1970’li yılların başında, bizim okuldan mezun olan Müjdat Çukran, köyün öğretmeninin ayrılması üzerine vekil öğretmen olarak atanınca, benim de köye daha sık gitmeme vesile olmuştu. Bu arada bahar geceleri camiinin önündeki o zamanki küçük kahvehane de lüküs lambası ile oturur. Derin sohbetler yapardık. Köyün ileri gelen kişileri ile de son derece de dost olmuş, yakın arkadaşlıklar kurmuştuk. Bugün aramızdan ayrılmış olanlarda birlikte, İsmail Ferik, Sami Tetik, Necdet Tetik, Hayri Güleç, Hamit Altın, Veli Desen, Muhsin Ferik, Mustafa Ak, Şerafettin Gülcan, Süleyman Acar ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım diğer arkadaşlarla çok güzel dostluklar kurmuştuk. Bunların Veli Desen ve Çolak Mustafa Ak ile balıkçılık hatıralarım unutulmaz. Ayrıca köyün çınarlarının kesilmesi ve trafo getirilmesi ile ilgili maceraları çalışmalarımız hiçbir zaman unutulmaz. 1984 yılında siyasete girdiğim zaman, rahmetli Mehmet Gedik ile yaptığımız parti çalışmamız da daha önce diğer bir partiye kayıt olmuş olan arkadaşların bizleri önce kahvehane de karşılayıp, daha sonra Teker Tekerkahvehaneyi terk etmeleri bana karşı olan hayretler içersinde kaldım.
İlk önce Çolak Mustafa Ak’ın kurduğu tavuk haneden sonra yapılanlar ve köyde gözle görülecek yenilik ve zenginlik, köyün fiziki ve coğrafi yapısından kaynaklanmış, müşebbislerin de cesareti ile gerçekleşmiştir. Köyün muhtarı Mustafa Gülcan ile Yunusemre Mahallesinde market sahibi Arif Gülcan’ın, babaları olan rahmetliŞerafettin Gülcan ile yakın arkadaşlığımız vardı. Uzun bir hastalık döneminden sonra vefat eden Şerafettin Gülcan’ın, cenaze törenine çok kalabalık bir dost katılmıştı. Bu arada müşterek dostlarımız, Adaköylü okul arkadaşım Fehmi Gökmen ve kardeşi Zeki Gökmen ile de eski günleri yad etme fırsatı bulmuştum.
Tüm Gülcan ailesine tekrar başsağlığı dileklerimi sunar. Herkese tasasız güzel günler temenni ederim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir