HANGİSİNi TERCİH EDELİM

Dünyanın Cennet köşelerinden biri Boğaz-Yeniköy. Bir yanında Deniz, yani su. Diğer yanında Orman yani Yeşillik. Ormanın ortasından akan pırıl pırıl bir Dere. Diğer yandan ormanı çınlatan Ağustos Böceklerinin müzik şöleni. Bu yılda sevgili kardeşim Naci GÜNCÜ misafir etti bir kaç gün. Bu sayede dinlenme fırsatı buldum. Fırsat bulursanız, günü birlikte olsa o güzelim dünya cennetinde bol oksijen re Ağustos böceklerinin müzik şölenine ortak olun.
Bu yılda Karacabey Belediyesinin elinden gelen tüm hizmetleri eksiksiz yapmaya çalıştığını gördüm. Temizlik işlerini makineli hale getirmiş, bunların yanında temizlik elemanları canla başla başta Deniz kenarı, caddeleri, orman piknik alanına. temizlemeye çalışıyorlar. Adım başı küçük çöp kutuları, büyük paslanmaz çöp kasaları var, hiç birisinin yanında birikmiş çöp yok, diğer yandan çarşı pazar hizmetleri de eksiksiz yürüyor, gerekli kontroller zabıta tarafından anında yapılıyor. Bu çalışmalarından ve hizmetlerinden dolayı başta Belediye Başkanı olmak üzere tüm Karacabey Belediyesini kutluyor ve teşekkür ediyorum.
Güneşlenmek için Deniz kenarına doğru yürüyorum. Önümde bir anne, yanında dünya tat lısı dört beş yaşlarında bir kız Çocuğu,elindeki çöpü sepete atmaya çalışıyor, elinden uçuyor, koşuyor eşinden, bir dans, bir daha yakalıyor sonunda atıyor çöp sepetine. Hayran oluyorum o güzel kız gocuğuna, umut var gelecekten diye geçiyor içimden, varıp uzanıyorum deniz kenarına, hemen yakınımda bir grup genç, davranış ve konuşmalarına bakılırsa lise veya yüksek okul çağındalar, daha başka aileler’ ve gruplar. Bir aile ilgimi çekiyor, bir kaç çocuk var yanlarından, birisinin altı bağlı, yani daha küçük, herkes denize giriyor, gülüyor, eğleniyor, bazen gençlerin sinkaflı konuşmaları duyuluyor, alışkınız nasılsa pek kimsi durmuyor üzerinde. Zaman geçiyor, güneş alçalmaya yüz tutmuş, gitme zamanı, önce gençler kalkıyor, arkalarına bakmadan uzaklaşıyorlar, kalktıkları yerde boş pet şişeler, naylon poşetler, boş sigara kutuları, yırtık bir çok kağıt parçası, biraz sonra ailelerde dağılmaya başlıyor, o ilgimi çeken aile, anne küçük çocuğun bezini değiştiriyor, atıveriyor kenara, onlarda uzaklaşıyorlar, yine net şişeler, poşetler, değiştirilmiş çocuk bezi, bende kalkıyorum, eve gidip duşumu aldıktan sonra akşam vakti yaklaşmakta. Haydi taze ramazan pidesi almak için fırına,bir çok insan var küme küme,bir grup konuşuyorlar aralarında, konuşmalarına bakılırsa hepsi kültürlü görünüyor, o ara aralarından birisinin boğazı gıcıklanıyor, öksürüyor, tıksırıyor, sonunda kalabalıktan biraz başını uzatıp yolun ortasına okkalı bir balgam. O an umutlarını sönmeye başlıyor, belediye ne yapsın diye aklımdan geçerken. Eşref’i mahlukat olan insanın yatıklarına bakıyorum, oysa eğitim için bin bir emekle eğitimlerden geçiyoruz da bu haldeyiz. Birde hiç okulları olmayan diğer mahlukatı düşünüyorum, acaba diye aklımdan geçiyor. Hani bazı hocalarımızdan duyarız, müslümanlardan başka, hiç bir dine mensup ve mahlukat öteki dünyadaki Cennete girme şansı yokmuş ,onun içindir mi ki bazı biz müslümanların nasıl olsa öteki dünyada bizim Cennetimiz hazır. Boş verin bu Dünya cennetinde başkaları uğraşsın, başkaları yaşasın mı diye bu kadir kıymet bilmezliğimiz. Acaba hangisini tercih edelim?… Kalın Sağlıcakla…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir