Hangisi daha kolay öğrenilir? Osmalıca mı, Türkçe mi?

Author Image
Yüksel Baysal
Gerçekten Arapça gramer mi Türkçeye uygun, yoksa Latin alfabesi mi?
Sözü bir uzmanına bırakalım öncelikle…
Bakın Dr. Suat Tuncel adlı bir öğretim üyesi bizzat yaşadığı deneyimi nasıl aktarıyor:
Gerçekten Arapça gramer mi Türkçeye uygun, yoksa Latin alfabesi mi?
Sözü bir uzmanına bırakalım öncelikle…
Bakın Dr. Suat Tuncel adlı bir öğretim üyesi bizzat yaşadığı deneyimi nasıl aktarıyor:“Ben Osmanlıca (eski yazı) öğrenirken, meslektaşım olan eşim de İstanbul’un gecekondu bölgelerinde okuma yazması olmayan kadınlara gönüllü (Türkçe) okuma yazma kursu veriyordu. Osmanlıcayı biraz söktükten sonra Osmanlıcanın ve Türkçenin öğretilme metodolojileri üzerinde eşimle birlikte vardığımız kanaat şu oldu: 1927’de yüzde 11 olan okuryazarlık oranı bugünlere sekiz kat artarak ( yüzde 89 oranla) ulaşabildiyse bunda ‘Harf Devrimi’nin okuryazarlığı kolaylaştırıcı etkisi birincil önemde olmuştur. Çünkü iki ay kurs sonunda benim Osmanlıca okuryazarlığımda varabildiğim seviye, eşimin öğrencilerinin okuryazarlık seviyelerine kıyasla pek gerilerde kalmıştı.
Osmanlıca kurslarından şunları öğrendim: Osmanlıca Arapça-Farsça, biraz da Türkçe karışımı bir dildir; Türkçe, sözcüklerin diziliş yapısına ancak belli oranda hâkimdir. Eski yazının elifbası, Farsçaya ve Türkçeye uyarlanmış Arapçadır. Arapça, şüphesiz ki köklü bir dildir. Elifbası, ancak kökeni Arapça olan, gırtlaktan seslendirilen sözcükleri kâğıda geçirmeye uygundur. Türkçemizde ise, Arapçada olduğu gibi gırtlaktan seslendirilen sözcükler hiç yoktur.” Bazıları hala harflerin kölesi gibi davranıyor.
Oysa Türk toplumu artık harflerin efendisi oldu, yüzde 90’ın üzerinde bir okuma yazma oranına erişti. Yeni Osmanlı hayalil Şam/Suriye duvarına nasıl çarptıysa, kimsenin kuşkusu olmasın, Osmanlıca da Türkiye’nin gerçeklerine çarpıp tuz-buz olacak!
HARF DEVRİMİ VE BURSA
Harf Devrimi ile Bursa arasında da önemli bir ilişki olduğunu biliyoruz.
Harf devriminin resmi kabul tarihi, 1 Kasım 1928…
Ancak çalışmalar çok daha önce, 1926 yılında başlıyor. Bilim adamları, yazarlar, sanatçılar Türkçe’nin gramer yapısının Arap alfabesine mi, yoksa Latin Alfabesi’ne mi uygun olduğunu araştırıyorlar. Sonuçta Latin Alfabesi’nin daha uygun olduğuna karar veriyorlar.
1 Haziran 1928 yılından itibaren resmi kurumlar kullanmaya başlıyor. Ancak esas adım ağustos ayında atılıyor. Mustafa Kemal Atatürk tarafından, 9 Ağustos 1928 tarihinde Gülhane’de CHP toplantısında katılanlara ABC dağıtılıyor.
11 Ağustos’ta milletvekillerine, 15 Ağustos’ta üniversite hocalarına alfabe tanıtımı yapılıyor. Harf Devrimi’ni açıklayan Mustafa Kemal Atatürk, kısa süre sonra, yani 27 Ağustos 1928 tarihinde Mudanya’ya vapurla geliyor, oradan Bursa’ya geçiyor.
Yanında Başbakan İsmet İnönü de olduğu halde Bursa Valiliği’ni ziyaret ediyor.
Mustafa Kemal, hemen orada başta Vali olmak üzere kentin bazı yöneticilerini, bürokratları ve halktan kişileri harf devrimi konusunda sınava çekiyor.
Sınav da başarıyla sonuçlanıyor.
Ve Mustafa Kemal şunları söylüyor: “Az zaman içinde, kitaplar henüz elinize geçmeden yeni harfleri mükemmelen öğrenmişsiniz, tebrik ederim. Bu ziyaretten ve Bursa halkını pek az bir zaman içinde yeni harflerimizi öğrenmiş görmekten pek memnun ve mütehassısım. Bu mesele işte bundan ibarettir. Şimdi bildiklerinizi herkese öğretiniz.”
Author Image
Yüksel Baysal
Author Image
Yüksel Baysal

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir