HALKLAR VE AĞAÇLAR

Author Image
Necati Özyiğit
Ya biz Türkler bizde ağaç sevgisi saygısı  nasıldır? Ah… Şu  folklor , ne insancıl  , ne hoş , ne evrenseldir.Şaşacaksınız  belki biz Türklerde  de ağaç ve orman sevgisinin  kökleri çok derindedir.
Bizim cedlerimizde  tıpkı Cermenler gibi  ağaçları ormanları tanrısal varlık olarak  saymışlardır Türk boylarında ağaç kültürü  çok yaygındır.
Gök Türkler, Uygurlar, Karakoyunlular  ormanları  kutsal sayarlarmış. Altay Türk kabileleri   için özellikle kayın ağacının tanrısal  önemi varmış. Kayın ağacını “Bay Kayın-Kutsal kayın  diye anarlar ve   dini ayinlerini  hep kayın ağaçlarının yanında  yaparlarmış. Soğy ve molabollar ın inançlarına göre kayın  ülkü Atanın  rahmeti ile umay anaya  gökten inmiş yani tanrıdan  ayrılan bir parça imiş. Kayın ağacı bulunmayan yerlerde  ayin yapacakları zaman  oraya kayın ağacı dikerlermiş.
Betlilerde “göğe kurban” ayinlerini  dört kayın ağacının yanında yaparlarmış. Ayinlerde çaldıkları şaman davulu üzerindeki  gök kemerlerinin altına  bir de kayın ağacını resmederlermiş. Hastaları tedavi ayininde de yeşil  yapraklı  kayın dalları eksik edilmezmiş.
Fergana (hokand)  Türkleri arasında tek ağaçlar  kutsal sayılır ve onların  altında bir  yatır (evliye-ermiş kişi)  bulunduğuna inanırlarmış; dallarına paçavralar bağlanarak  adak adanırmış, Özbeklerde  tek ağaçları kutsal sayar ve onlara kurban adarlarmış. Eski yunan mitolojisinden   maki ağaçları için anlattıklarıma benzeyen inanç ve davranışlara Türk halk efsanelerinde  de sık rastlanır.
Ağaç gövde ve dallarına  adlarını kazıyan  ortasına saplanmış olan ok’un ucundan kanlar  damlayan yürek resimleri   çiziştiren aşıklar  bizde de eksik değildir. Anadoluda nice adak ağaçları kabri stanlarda  köylerin yakınlarında titizlikle  korunan ormancık ve korular vardır. Bütün bu masum davranışlar  ecdadımızın  ağaçlara karşı  besledikleri  tanrılaştırırcasına  büyük sevginin   bizde hala diri kalan  gösterileridir.
Anadoluda  eski şehirlerimizi  çevreleyen  bizim daha yakın  cetlerimizin  kurdukları şehirlerin  kültür peyzajının vazgeçilmez  bir unsuru olan  bahçelerde bizim ağaç  ve yeşillik sevgimizi  gösteren güzel örneklerdir.
Hayır biz ağaç düşmanı değil ağaç dostu bir milletiz. Şimdi bunu söylerken   zihinlerde beliren istifhamı görür  gibi  oluyorum okuyucu diyecekti; öyle ise şimdi  yerlerinde yeller esen  Anadolu ormanları ne oldu  daha doğrusu neden yok oldu?, yalnız  ormanların değil bizim ve   Anadolu nun kaderi  işte bu soruya  bu girift soruya  düğümlüdür.
Ormanların yok olmasının nedenini  orman düşmanlığından değil  yoksulluk baskısı altında yalın yaşama  zorunluluğunda  aramalıyız.
Tarım sahalarının verimsizliği üretimin  yetersizliği  orman ve toprak sohbetlerinin  anlatıldığı gibi  kadimden beri süre gelmekte  olan kötü gelişmeleri  nüfusun artması da   hızlandırmıştır.
Ormanlar ekin  tarlası elde etmek  veya otlak yapmak için yok  edilirken  nüfus artışı  nedeniyle  yakacak ihtilacının artmasıyla harap edilmişlerdir. Geçim darlığı  sadece ormanları değil  bozkırları da  zorlamakta , yozlaştırmaktadır.
Sonuç olarak  Anadolu ormanları  sevgisizlikten  değil   geçim zorluklarından  yok edilmiş  veya yok  edilerek  zorunda kalınmıştır…
Kaynak: Prof. Dr. Hikmet  BİRAND. Alıç  ağacı ile sohbetler…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir