FAŞİZMİN 14 BELİRTİSİ

Author Image
Hamza Oğuzer
20. yüzyılın başlarında İtalya’da, Benito Mussolini tarafından “Ulusal Faşist Parti’nin kurulması ile birlikte ortaya çıkan “Faşizm” kavramı, bir ideolojik bakışı yansıtır.
Bu ideolojik  anlayışa göre faşizm; tek parti diktasına dayalı, devletçi,  aşırı milliyetçi; bir yönüyle de anti-demokratik, anti-kapitalist, anti-komünist bir ideolojidir.Öncelikle bilinmesi geren şudur: Faşizm, bugün o ilk çıkışındaki “ideoloji olma” anlamı ile değil; sadece aşırı milliyetçi, baskıcı, tekçi olma anlayışı ile kullanılmaktadır. Bu ırkçılığın, dışarıya dönük yüzü; hegemonyacı, fetihçi ve işgalci iken;  İçe dönük yüzü ise; tek partici, baskıcı, farklı kimliklere, dinlere ve mezheplere karşı inkârcı yahut asimilasyoncudur.
Siyaset bilimci Dr. Lawrence Britt, 20. yüzyılın en büyük faşist rejimlerini inceledi:  (Almanya’da: Hitler, İtalya’da: Mussolini, İspanya’da: Franco, Endonezya’da: Suharto, Şili’de: Pinoche…) Onların ortak özelliklerini belirledi ve sonra oturup, Free Inquiry Dergisi’nin Bahar 2003 tarihli 25/2 sayısında: “ Yeni Başlayanlar İçin 14 Derste Faşizm” başlıklı bir makale yazdı. BİANET’İN kısaltılarak yayınladığı o makaleyi, yerimizin darlığı nedeniyle biz, biraz daha kısaltarak sizlerle paylaşmak istedik.
İşte, Faşizmin 14 maddelik     belirtileri:
1.Güçlü ve sürekli milliyetçilik.
2.İnsan haklarının aşağılanması, hor görülmesi.
3.Düşmanın, birleştirici bir neden olarak kullanılması.
4.Ordunun ve militarizmin yüceltilmesi.
5.Cinsel ayrımcılığın şahlanışı (erkek egemenliği)
6,Kitle iletişim araçlarının kontrol altına alınması.
7.Ulusal güvenlik takıntısı (Bölünme korkusu)
8.Din ile yönetimin iç içe geçmesi. (Dini kullanma)
9.Özel sermeye gücünün korunup kollanması.
10.Emek gücünün (sendikaların) zayıflatılması.
11.Aydınların ve sanatın küçümsenmesi.
12.Suç ve ceza ile kitleyi korkutma. (Polise tam yetki)
13.Adam kayırma ve kadrolaşma.
14.Hileli seçimler.
Bu maddelerin, haydi hepsi demeyelim; ama pek çoğunun ülkemizde de var olduğu inkâr edilemez..
Zaten ırkçı ve baskıcı anlamı ile faşizm bu ülkeyi hiç terk etmedi ki. On yılda bir tekrarlanan askeri darbeler, binlerle ifade edilen fail-i meçhuller, Sabahattin Ali ile başlayıp bugüne dek süregelen aydın cinayetleri, suikastlar, idamlar, farklı dil, din ve mezheplere mensup olanlara karşı yürütülen inkârcı, imhacı ve asimilasyoncu politikalar, susturulan basın, adalet dağıtmayan bir yargı… Bu Faşizm değilse, nedir?
Tüm bu haksızlıklar karşısında bize söylenen şu:
“Düşünün; ama düşündüğünüzü yazmayın. Düşünür ve yazarsanız; altına imzanızı koymayın.
Düşünür, düşündüğünüzü yazar ve altına da imzanızı koyarsanız; o zaman da başınıza gelecek olana şaşırmayın. Yani diyorlar ki; “Susun!”
Son söz: “Haksızlık karşısında susan, dilsiz ŞEYTAN’DIR.(Hz. Muhammet )

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir