ESKİ YILLARDAKİ MUCİT ÖĞRENCİLER

1940 yılında açılmış olan klasik ortaokulumuz çok donanımlıydı. O yılların şartlarında çok güzel bir laboratuvarımız ve içerisinde her türlü araç gereç bulunmaktaydı.
İlçemize gelmiş geçmiş en büyük tabiat bilgisi öğretmenimiz ise rahmetli İsmail Dilek’tir. Laboratuvarda her türlü deneyi yapabiliyor, aynı zamanda fen bilgisi derslerimiz için gerekli her türlü malzemeyi bulabiliyorduk.
Okulda teknik konularda her zaman kendini kanıtlamış bir arkadaşım da Yüksel Avcıoğlu’dur.
Elinde malzeme olduğu takdirde yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Radyodan tutun da vantilatör vb. birçok aleti kısa zamanda yapabilecek kabiliyette bir arkadaşımdır.
Bir gün bana “Gel seninle bir radyo yapalım ancak benim param yok. En önemli parça olan transistör (galen) ilçemizde bulunmaz.
Bursa’da bulunabilir” deyince hemen harekete geçtim. Bursa’da okuyan kardeşime sipariş vererek en önemli parçayı sağladım. Ondan sonrası Yüksel Avcıoğlu’na kalmıştı. Benim de yardımımla radyomuzu yaptık.
Şimdi bir kulaklığa ihtiyacımız vardı. Okul laboratuvarında bir tane kulaklık vardı. Ben onu İsmail Dilek öğretmenimizden isteyecektim.
Bir cumartesi günü okul tatile girince laboratuvarda bulunan İsmail Dilek öğretmenimden kulaklığı alarak Yüksel’e götürdüm.
Hemen evlerinde son parça olan orta dalga bobinini de takarak transistörü (galeni) sağa sola oynatarak kulağımızda kulaklık, sesi beklemeye başladık.
Önce cızırtılar geldi daha sonra ise radyomuzdan Yurttan Sesler programını dinlemeye beklemeye başlamadık mı! Heyecandan havalara uçacaktık.
Demek ki önce güven daha sonra ise malzeme ve destek gelince her şey başarılabiliyordu.
Son zamanlarda öğrencilerimizin yaptığı buluşlar da bana bu yaptıklarımızı ve başarının yollarını hatırlattı. Genç öğrenci kardeşlerime sonsuz başarılar dilerim.
Herkese tasasız, güzel günler temenni ederim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir