Çanakkale Destanı’nı kanıyla yazanlar

Kükrüyordu tepeden, Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var?
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar.
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler, Hatçeler, Ayşeler, Fatmalar…
18 Mart 1915
İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale boğazına girdi.
Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale ve Ulusal Kurtuluş savaşımız, kutsal destan savaşlara dünyaya örnektir.
Çanakkale destanını Mehmetçiğimiz kanıyla yazdı.
Siperlerine etten duvarlar ördü.
Sırtında urbası,
Tasında çorbası,
Matarasında suyu yoktu. Yüceydi, ulu bir çınardı, ayaktaydı Türklüğünün gururuyla.
Kolay mıydı gözleri açık ölmek?
Düşünmemek kundaktaki bebeği, kaşık düşmanını, anayı, bacıyı. Kolay mıydı kıraç toprakları kanla doyurmak?
Ama bu vatanın bedeli hiç bir canla ölçülmez inancı, benliklerini sarıp sarmalamış “önce vatan” diyerek Çanakale Destanı’nı taçlandırmışlardır.
Kimdi bunlar?
Beyaz atlara binip ruhlarını göğe teslim edenler, gözlerini kırpmadan canlarını verenler, atalarımız, dedelerimiz, büyük babalarımız.
Şimdi; etmeyin, eylemeyin, kardeş kavgalarını desteklemeyin, bölünmeyin, birlikteliğimizden korkan dış güçlerin, tezgahlarına gelmeyin.
Üzmeyin bizler için kefensiz yatan şehitlerimizi.
Çanakkale Savaşı, yalnız bizim tarihimiz değil, yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
Bizler Çanakkale savaşlarında 253.000 şehit verdik ama itiliaf devletlerine karşı, Türk milletinin onurunu ve gururunu korumasını bildik.
Mustafa Kemal’in askerlerine;
“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” emri, savaşların kaderinin değişmesinde önemli rol oynamıştır.
Çanakkale İngiliz Baş Komutanı General Hamilton, İngilrete Harbiye Başkanlığı’na yazdığı yazıda, Mustafa Kemal’in yüce komutanlığını, şöyle övmektedir:
“İngiltere Harbiye Başkanlığı’na,
Niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz. Bütün gerçeği tüm açıklığıyla size bildirmek isterim. Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşıısnda bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım”
Kolay mı Çanakkale Destanı’nı yazmak?
Not: Bir önceki yazımda, “Eğer insansak söyleyecek sözümüz olmalı” yazısı, Müsade Özdemir’den alınmıştır. Gazetenin bilgisayardaki programsal hatası sebebiyle bir önceki yazımın altında belirtilmemiştir. Bu sebepten dolayı okuyucularımdan ve Müsade Özdemir’den özür dilerim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir