Bor işçileri yürüdü…

Mustafakemalpaşa’da Bigadiç Bor İşletme Müdürlüğü Kestelek Açık İşletme ve Konsantratör Birimi üretime ara verdi.

İş akitlerine son verilen yaklaşık 100 işçi geçtiğimiz Pazartesi Etibank parkı önünden yürüyüş yaparak tepkilerini dile getirdiler. Tazminatlarının ödenmemesi için kendilerinin işten çıkartıldığını söyleyen işçiler, kendilerine sahip çıkılmasını istediler.

Mustafakemalpaşa Kestelek Köyü’nde bulunan, Bigadiç Bor İşletme Müdürlüğü Kestelek Açık İşletme ve Konsantratör Birimi’nde, 100’e yakın işçinin iş akdinin işveren tarafından fesh edildiği öne sürüldü.

Etibank Parkı önünde toplanan işçiler heykele kadar yürüdüler. Benzer uygulamanın her yıl yaşandığını açıklayan işçiler; “Bir yıl dolmadan sözleşmemizi iptal ediyorlar. Gerekçe olarak işletmede yeterli bor madeninin olmaması gösteriliyor. Amaçları bizlere tazminat vermemek. Daha sonra tekrar işe alıyorlar. Devletin bizlere sahip çıkmasını, sosyal haklarımızı korumasını istiyoruz” dediler.

Bu gruba, CHP eski Milletvekili Mustafakemalpaşa Belediye başkan adayı Mehmet Küçükaşık‘ta işçiler adına katıldı.

Küçükaşık, yaptıkları görüşmelerden sonra işçilerin bir ay sonra tekrar işbaşı yaptırılacağını söyledi.

Tepkilerini gösteren işçiler heykelde bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada şu sözlere yer verildi;

Mustafakemalpaşa Kestelek Köyünde kurulu bulunan Eti Bor işletmesi Bor madeninde işçi olarak çalışmaktayız. Biz bu işletmenin işçileri olarak bugüne kadar bu işletmeye kendi işyerimiz gibi sahip çıktık ve muhafaza ettik. Ancak özellikle son yıllarda taşeron firmalara işin ihale edilmesi neticesinde işçilik haklarımız yönünden mağdur edilmekteyiz. 
En son ihaleyi alan firma tarafından 18 aylık ihale süresine rağmen bu süre dolmadan ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve tebligat yapılmadan şifayen işverenler tarafından iş akdimizin sona erdirildiği ve artık işe gelmememiz gerektiği söylenmiştir. Bu kış aylarında her birimizin çoluk çocuk sahibi, ailesi olduğu düşünülürse her bir işçinin eline bakan, ekmek bekleyen yüzlerce insan düşünülmeden, zaten çok kısıtlı ücretlerle çok zor şartlarda çalıştırılan biz emekçiler mağdur edilmiştir. Alın terimiz hiçe sayılmış bir çöp gibi kenara atılmış durumdayız. 
Maalesef bu mağduriyetimiz ve mücadelemiz karşısında Mustafakemalpaşa’dan hiçbir yetkili kurum yeterli destek vermemiştir. Bugün bize yapılanlar yarın başkalarının başına da gelebilir. Kanaatimizce amaç sadece biz işçilerin işten çıkarılması olmayıp gerçekte hedeflenen dünyanın en kritik ve değerli madenlerinden olan bor madeninin çıkarıp işleten bu işletmeyi kapatmaktır. Sözde gösterilen gerekçe madende yeterli rezervin bulunmadığıdır. Oysa yıllarını bu madene vermiş olan biz işçiler bilmekteyiz ki hazır çıkarılmış mal bulunduğu gibi yeterli rezervde fazlasıyla mevcuttur. Hatta bizzat işletmenin kendi yapmış olduğu fizibilite çalışmaları göz önüne alındığında dere yatağı altında dünyanın en kıymetli bor minareli mevcuttur. Eğer aksi düşünülecek olsa idi Eti Bor gibi ciddi bir kurum bu araştırmalar için milyonlarca dolar yatırım yapmaz idi. Bakıldığında görülecektir ki trilyonlarca karı geçen dönem içerisinde Eti Bor Mustafakemalpaşa işletmesi hazineye para kazandırmıştır. Yine gerekçe olarak gösterilen açık ocaktan tahliye edilen suyun dere yatağına tahliye edildiğine ve dereyi kirlettiğine ilişkin iddialarda gerçek olmayıp, gerçekte bu kirliliğe sebebiyetin buradan kaynaklanmadığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Bizce buradaki gerekçenin uydurulmasının sebebi yukarıda da bahsettiğimiz gibi, biz işçilerin iş akitlerini muvazaalı olarak sonlandırılması içindir. 
Anlaşılan o ki bir kısım taşeron veya kişilere kar sağlanmak için bizim işçilerin alın teri peşkeş çekilmekte sırf tazminat hakkımızı ödemekten kaçınmak için yapılan hileli işlerle karşı karşıyayız. Tüm yasal haklarımızı arıya cağımızı belirtmekle beraber alın terimize sahip çıkmak için biz işçiler her türlü yasal platformda sesimizi duyuracağımızı buradan ilan ediyoruz. 
Haksızlıklar o kadar hat boyuttaki, bugün ekmeye ihtiyacı olan alın teri ile çalışan biz işçiler çıkarılırken siyasi torpil ile veya bürokratik ve akrabalık ilişkileri olanlar her şeye rağmen işte tutulmaktadır. Eğer bize ihtiyaç yoksa bu kişilerin hangi ihtiyaç için işte tutulduğunu soruyoruz? Ancak buna cevap veremeyen işletme ve şirket yetkilileri bizi ve bir kısım arkadaşlarımıza kapıları yüzümüze kapayıp, bununla da kalmayıp tehditte dahi bulunmaktadırlar. Burada asıl işverenimiz olan Eti Bor, Taşerona göz yumup denetleme görevini yerine getirmeyerek biz işçileri taşerona yem etmektedir” denildi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir