Bir doktorun mektubundan

Doğuda görevli bir doktorun mektubundan …
“Merhaba,
Buraya ilk gelince insan önce birşeyler başarmak istiyor ve bütün olanaklarını zorluyor.
Ancak bir süre sonra bütün isteğini kaybedip ‘Ben burada ne arıyorum ?’ diye sorgulamaya başlıyor.
Malzeme temini yerel firmaların kontrolünde (ki hepsi siyasilerin) .
Hastane yönetimlerine baskı had safhada.
Siyasiler hastane üzerinden resmen devleti soyuyorlar. 1’e mal olanı 4’e satıyorlar.
İnsanlar doktorlara karşı büyük bir öfkeye sahip. Geldiğimden beri darp edilmeyen arkadaşım kalmadı.
Burada halk aşırı şımartılmış. İnsanların işini halletmeyince, ya kaymakama gidiyor, ya da ’Ben pkk lıyım, seni vururum’ diye tehdit ediliyoruz.
Can ve mal güvenliğimiz sıfır.
Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor. 
Herkese ayda 150 TL çocuk parası (ki çocuk başına), çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren de mama ve bez parası ödeniyor.  
Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor.
O çocuklar ne yapıyor peki ? Üzerlerinde üniformaları, ellerinde pkk bayrakları ile DTP mitingine gidiyor.
Herkese, eksin ya da ekmesin, toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya).
Bu yardımda sadece beyana bakıyorlar. Adam 5’i 50 yazdırabiliyor. Van’ da dağıtılan paraya bakınca, göl bile tarım arazisine sayılsa az gelir.
Her Cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor.
Buralarda tek vergi verenler devlet memurları…  
İnsan içinden  ve de dışından lanetler okuyor.  
 
Bu yazıyı okuduktan sonra herkese dağıtın bilsin cümle alem bilsin tüm dünya…
Neden terör de bitmiyor daha iyi anlaşılır sanırım. Terör biterse bu insanlar çalışmak zorunda kalabilir. Devlet, denetimini daha sık ve iyi yapabilir… İsterler mi bu rantın bitmesini? Sevgiyle kalın…” Diyor doğudaki görevli doktorumuz.
         Bu mektupta yazılanlar doğruydu, yanlıştı, iyiydi, kötüydü değerlendirilmesi veya yorumunu herkes yapabilir. Ancak herhangi bir bölgemiz için bir genelleme yapmak o bölgedeki insanımıza yapılacak en büyük haksızlık ve insafsızlık olur. Eskilerin dediği gibi; “İyinin, kötünün memleketi olmaz.” Her zaman sırtını siyasilere, devlete veya başka yerlere dayamış, her zaman kendisine işbirlikçiler bulabilen, kendi çıkarları için insanları kullanabilen, öyle olduklarını bildiğimiz halde onların oyunlarından kurtulamadığımız isimlerine siz ne derseniz deyin bunlar dün de vardı, bugün de var yarın da olacaklardır.
         Bu terör belası hepimizin canını yakarken elbette bazı kan emicilerin ekmeklerine yağ sürecektir. Bu toprağın yağız delikanlıları omuz omuza, aşları, eşleri, çocukları için yine bu toprakların tarlalarında, fabrikalarında, bağlarında, bahçelerinde, ormanlarında her yerde neşede, tasada kendi ve ailelerinin mutlulukları için uğraş vereceklerine, kendi inançları dışında başkalarının çıkar inançları için birbirlerini öldürmelerine mecbur bırakılmaktadırlar. Bunun acısını en iyi bu ölen gençlerin anneleri bilir. Bu acının tarifi de mümkün değildir.
         Hani diyorum; Son zamanlarda siyasilerimizin oturarak veya ayakta boy göstermek için yarışa girdikleri, yine bazı siyasilerimizin buralarda ayakta veya oturarak bile durmanın ahmaklık olarak nitelediği bilmem hangi sınırın hangi tepelerine, listesini sizin yapacağınız içerdeki veya dışarıdaki bilmem hangi kişileri toplasak da o tepelere götürüp, bazıları ayakta, bazıları oturarak dizsek… Bilmem sınırın hangi noktasından ateş edilecekse, o noktadan birbirlerini öldürmeye mecbur edilmiş gençleri toplasak, başlarına onların ANNE lerini ve daha önce ölmüş gençlerin evlat acısıyla yanan ANNE leri komutan olarak tayin etsek, ateş emrini o ANNE ler verseler, o tepelerdeki insanları öldürmeseler bile kimisinin topuğu, kolu, bacağı bilmem neresi yaralanıp canlarını zor kurtarsalar, onların kaçışmalarını da o meşhur kameralara alsak, o büyük büyük insanlar bir dahaki acımasız emirleri ne zaman verebilirler? Yorumunu da siz verin. Kalın sağlıcakla…
 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir