BİLGE KRAL

Author Image
Hamza Oğuzer
Aliya İzzetbegoviç, Bosna Hersek Devleti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıydı. Halkı tarafından “Bilge Kral” diye anılıyordu. 1925 yılında Bosanski Samaç kasabasında dünyaya geldi. 2. Dünya savaşı sırasında Yugoslavya tamamen Alman işgaline uğradı. Faşizme karşı verilen mücadelenin en etkili grubunu oluşturan komünistler, 1946′ da bağımsızlığına kavuşan Yugoslavya’da yönetimi ele geçirdiler. Ülkede federal cumhuriyetler birliği şeklinde örgütlenmiş yeni bir yönetim sistemi kurdular.
Ülke, 6 federatif cumhuriyete ve 2 özerk bölgeye ayrıldı. Dinlerin toplum hayatındaki varlığı  giderek uzaklaştırıldı. Bu dönemde (1949) politik İslâm’ı savunan İzzetbegoviç, yargılanarak 5 yıl hapis cezası aldı. 1953’te yönetime gelen Mareşal Tito,  1974 yılında çıkardığı yeni anayasa ile dinler üzerindeki baskıyı kısmen kaldırdı. İbadethaneler yeniden açıldı. 1980’de Tito ölünce, Yugoslavya’da demokratikleşme süreci başladı.
1983’te İzzetbegoviç’in makaleleri, oğlu tarafında toplanıp “İslâm Manifestosu” adıyla bastırıldı. Bu kitap yüzünden İzzetbegoviç bir kez daha yargılandı ve bu yargılanma sonunda 14 yıl hapis cezası aldı. Yargıtay cezayı 11 yıla indirdi. 1988’deki genel afla cezaevinden çıktı. Federatif cumhuriyetler bağımsızlık için referandumlar yapıyordu. Bosna Hersek de bu yolu seçti ve referandumda bağımsızlık çıktı. İzzetbegoviç ilk cumhurbaşkanı oldu.
Sırplar, bu durumu kabul etmeyerek iç savaş başlatan Sırplar,  tüm dünyanın gözü önünde Müslüman Boşnaklara karşı büyük bir katliam gerçekleştirdi. 250 bin Bosnalı Müslüman öldürüldü,  bir milyon insan, göç etmek zorunda kaldı. Sonunda 1995’te ABD’nin girişimi ile Dayton Anlaşması imzalandı. Bosna Hersek toprağının %51’i Müslümanlara ve Hıristiyan Hırvatlara %49’u ülkeye yerleşmiş olan Sırplara verildi. İzzetbegoviç,  2003 yılında hayata veda etti.

Bilge Kral’dan –Müslüman liderler için- ibretlik birkaç söz:

“İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın. Güçsüzlere yardım edin. Ahlâk kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz bir iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes er veya geç önce milletin ve sonra Allah’ın önünde hesap verecektir.”
Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam, sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın; ama onunla da yaşamayın.”
“Ben Avrupa’ya giderken başım önümde gitmiyorum; çünkü biz çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Hiçbir kutsal yere saldırmadık. Onlar (Sırplar) bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı’nın gözü önünde ve Batı medeniyeti adına.”
“Ben olsam, Müslüman Dünyadaki bütün mekteplere ‘Eleştirel Düşünce’ derslerini koyardım. Batı’nın aksine Doğu, bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafın kaynağı budur.”
“Dünya üzerindeki Müslümanların vaziyetini düşündüğümde, ilk sorum hep şu olur; acaba hak ettiğimiz kaderi mi yaşıyoruz? Acaba vaziyetimiz ve mağlubiyetimiz konusunda daima başkaları mı suçlu? Eğer biz suçluysak –ki ben böyle olduğu kanaatindeyim- yapmamız gereken neyi yapmadık; yahut yapmamamız gereken neyi yaptık? Bana göre bunlar, imrenilmeyecek vaziyetimizle ilgili iki kaçınılmaz sorudur.”
“Din hurafeleri yok etmezse, hurafeler dini yok eder.”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir