Bakın şu Başkan’a

Hakemi aldatmak için kaçak güreşen pehlivanlar vardır ya, bunlar kendi sahasında daha da horozlanır.

Oysa, kerameti kendinden menkuldür.

Önceki gün yapılan Meclis Toplantısı’ndaydım. Macaristan araştırmalarından yeni dönen Belediye Başkanımızın, “Belediyespor, Kurtulan’ın örtülü ödeneği mi?” haberimize alınmış olacak ki, “Sen amacını aşıyorsun. Bunun bedelini sana ödetirim” tehdidiyle karşılaştım.

Hiç şaşırmadım.

Hesap vermekten kaçanlar, seçimle geldiklerini çabuk unuturlar.

Arkasında pislik varsa, savunmayı saldırıyla yaparlar.

Sonra da demokrasiden, demokrat olmaktan söz ederler.

Zincirlerinden kurtulan Başkanımızı Milli Eğitim Müdürlüğü’nden tanıyoruz.

Belediye Başkanlığı döneminde, gizli-kapaklı uygulamalarını sorgulamaya çalışan meclis üyelerine, “Daha sonra bilgilendireceğim” kaçamaklarıyla kıvırtarak kafalardaki soru işaretlerini doruğa tırmandırdıklarıyla çok iyi biliyoruz.

            Belediye Başkanlığı görevi kamu adına çalışılan yerlerdir. Buraları şeffaf olmak durumundadır.

Gazetelerin görevi de öncelikle kamu adına hizmet veren kurumları objektif altında tutmaktır. Olumlu yada olumsuzluğu fotoğraflamak ve bunları halkla paylaşmaktır.

İlkadım, kendisine danışılmadan haber yapıldığında öfkelenen ve mahalle kabadayılığına soyunan başkanlardan izin almaz.

Unutulmasın, İlkadım, tehditle susturulamaz.

Kendisine niye danışmadığım konusunu isterseniz biraz açayım:

Belediye meclis üyelerinin “Yıllık Denetleme Kurulu Raporu” ortadadır. Haberimizde yer alan ve Başkanımızın sinirlerine hakim olamadığı çetrefilli konu bu raporda var.

Üstelik söz konusu raporun altı çoğunluğu AKP meclis üyelerinin imzası ile süslenmiş.

Yani mal meydanda.

Sıkıyorsa, AKP’li meclis üyelerine, kafaları karıştıran rapora neden imza attıklarına diklensene.

Yeri gelmişken anlatayım:

“2009 yılı Mustafakemalpaşa Belediye Mali Komisyon Raporu’nun 14. sayfasına göre, Belediye’deki işlerin çala-pala yürütüldüğü anlaşılmaktadır” denmektedir.

Çala-Pala neyse?

…

Çoğunluğu AKP’li meclis üyelerinin altına imza attığı söz konusu raporun sonunda ise, “Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin Mali Denetim Komisyonu Raporu’nun 15. sayfasında… Özetle; geçici kabul yapılmadan alacaklarının tamamı tahakkuka bağlanmış, bu durumda; KOMİSYONUMUZCA SUÇ OLARAK DEĞERLENDİ-RİLMİŞTİR.”

Raporun içeriği suç dolu. Başkanın paniklemesi bundandır.

İlginç bir saptamayı daha aktarayım:

Belediye Başkanı suç raporuyla ilgili ne yapmış biliyor musunuz?

Bir avukat tutmuş. Bilirkişilik görevi üstlenen  bu avukatımız, düzenlediği tutanakta: “Denetim Komisyonu hazırladıkları inceleme raporunu, yasanın öngördüğü süre içinde doğrudan doğruya Belediye Meclis Başkanlığı’na sunmak zorundadır. (Belediye Başkanı) Meclis Başkanı da, sunulan raporu Nisan ayı Belediye Meclis Toplantısı’nda okutmak sureti ile Meclise bilgi verir. Meclis Başkanlığı denetim komisyonunun takdir hakkını kullanarak suç unsuru olarak gördüğü kanunlarda gerekli inceleme ve değerlendirmeyi ayrıca yaparak TCK ve diğer kanunlarda suç unsuru oluşturan hususlarda gerekli adli başvurularını ilgili mercilere yapar, suç duyurusunda bulunur. Bu sorumluluk ve yükümlülük, yasal mevzuat gereğince Meclis Başkanlığına tahmil edilmiştir.”

Aynen böyle diyor avukatımız.

Suç unsurunu ancak suçlu değerlendirebilir demeye getiriyor.

Sadi Kurtulan suçlu gösteriliyorsa ilgili mercilere suç duyurusunu da ancak kendi yapabilir demek istiyor.

Bir şeyler kaçırılıyor.

Kurtulan suç duyurusunda bulunmazsa ne olacak?

Bir başkası bunu yapamaz mı?

Bilinmelidir ki, her yurttaşımızın suç duyurusunda bulunma hakkı vardır.

Örneğin, aynı durum Karacabey Belediye’sinde de yaşandı.

Karacabey 2009 Belediye Denetleme Komisyonu Raporu suç duyurusu doluydu. Bu rapor Nisan oturumunda okundu. Belediye Başkanı Ergün Koç bir ay içinde suç duyurusu görevini yerine getirmedi.

Ancak, muhalefet partilileri, raporu da ekleyerek, Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Savcılık, İç İşleri Bakanlığı’ndan inceleme başlatma izni istedi.

İzin çıktı ve Ergün Koç hakkında soruşturma başladı.

Peki biz de ne oldu?

Belediye Başkanımız, Denetleme Kurulu Raporunu bile okumadı.

Meclis üyelerini bilgilendirmek zorunda olduğu raporu okumamakla suç işleyen Kurtulan, bir ay içinde kendi hakkında suç duyurusu yapmış mıdır?

Ne gezer?

Muhalefet partileri yada, meclis üyeleri üstlendikleri sorumluluğun gereğini yerine getirmiş midir?

Yani, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmış mıdır?

Hak getire!

Görülüyor ki, avukatımızın suç duyurusu hakkının kullanılmasını gizlemeye çalıştığı tutanağın hiçbir geçerliliği yoktur.

Sormazlar mı adama kimden neyi kaçırıyorsunuz?

Kurtulan’ın sıkıntısını biz biliyoruz.

Önerimiz, perhiz yapsın, yemeği azaltsın, eleştirilerin hazmı kolaylaşsın!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir