ADD’den eş zamanlı açıklama

Atatürkçü Düşünce Dernekleri Türkiye’deki 300 şubesinde eş zamanlı yaptığı basın açıklaması ile hükümete yüklendi.

Geçtiğimiz Cumartesi günü ADD bürolarında yapılan açıklamada rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının ‘iktidar-cemaat çatışması’,’iktidara komplo’ iddiaları ile parsellenmesine asla izin vermeyeceklerini söyleyen ADD’liler, açıklamalarında şu sözlere yer verdiler.

ADD genel başkanı Tansel Çölaşan imzalı açıklamada;

“Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilkleri yaşıyor;
Haziran Direnişi ile aralanan kapı, 17 Aralık 2013’te ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ile çökmüştür.
24 Şubat 2014 akşamı internet sitelerine düşen ses kaydı ile ilgili “montaj, dublaj” açıklamaları yapılarak, gerçeğin ortaya çıkartılması perdelenmekte, toplum vicdanında tamiri güç derin yaralar açılmaktadır.
Toplumun her kesiminde meşruiyeti tartışılmaya
başlanan iktidar ;
İnterneti
SANSÜRLEYEREK,
Kişisel verilen takip ve kayıt altına alarak,
Hakim ve Savcıların atanmasında Adalet
Bakanını yetkili kılıp Yargıyı İktidara bağlayarak,
Bununla da yetinmeyip atadığı hakim ve savcının teftişini de Adalet Bakanına yaptırarak,
Başbakana bağlı MİT’i dokunulmazlar arasına alıp, kişi, kurum ve kuruluşları dilediği gibi takip edip baskı altına alarak,
ÖMRÜNÜ UZATMAYA ÇALIŞMAKTADIR.
Kişi
hak ve özgürlüklerinin her geçen gün acımasızca yok edildiği, hukuk devletinin yerini yasa devletinin aldığı, yargıya güvenin tartışılmaya başlandığı, iktidarın demokrasiyi sayısal sonuçla değerlendirip diktatörleştiği ve yolsuzluk iddialarını zemininden kaydırmaya çalıştığı bu gidişten son derece rahatsız olan ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ;
Yargılanma sürecinde
hukuksuzlukların yaşanmış olduğu iktidar mensupları tarafından da açıkça ifade edilen davalarda, haksız kararları ortadan kaldıracak her türlü hukuki düzenlemenin yapılması, hükümlü ve tutukluların serbest bırakılması gerektiğini,
Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının “iktidar-cemaat çatışması”,
“iktidara komplo” iddiaları ile perdelenmesine, unutturulmasına ve üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğimizi, bu iddiaların takipçisi olacağımızı,
MİT yasasının Meclisten geçmemesi gerektiğini,
HSYK
kanununun Anayasa Mahkemesinden dönmesini beklediğimizi,
Kamuoyunun ve tüm ilgililerin dikkatine ve bilgisine sunarız.

Türkiye’ye yerel, genel ve Cumhurbaşkanlığı olmak üzere çok önemli 3 seçim beklemektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu bu ağır buhrandan kurtulmak için; demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine, hukukun üstünlüğüne ve Cumhuriyete gönül vermiş, çağdaş değerleri benimsemiş HALKIMIZI, tam da böyle bir süreçte sandığa gitmenin bir görev olduğu bilinciyle hareket etmeye, demokrasi ve Cumhuriyet yıkıcılarına ders vermeye çağırıyoruz” denildi.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir