51. KÜTÜPHANE HAFTASI

Author Image
Hamza Oğuzer
Ülkemizde 23 Kasım 1964 tarihinden bu yana her yıl Mart ayının son pazartesi günü başlayan hafta “Kütüphane Haftası” olarak kutlanır.
Bu kutlamaların amacını; insanımıza okuma alışkanlığı kazandırmak, kitap okuma zevkini geliştirmek, kütüphanelerin sorunları kamuoyu ile paylaşmak,halk kütüphanelerinin önemini vurgulayarak, kütüphaneleri geliştirmek için halkı bilinçlendirmek şeklinde özetleyebiliriz.
Kütüphane haftası ilk kez 23 Kasım 1964 tarihinde kutlandı. O gün, kütüphanelerin sorunları dile getirildi. Neydi bu sorunlar? Kütüphanecilik mesleğinin bir yasaya bağlanmamış olması, kütüphanelerin yetersizliği, İstihdam sorunu, çalışanların özlük hakları v.b. sorunlar. 51 yıl sonra bugün, yine aynı sorunlar dile getiriliyor. Demek ki bir arpa boyu yol almamışız.
60 yıla yaklaşan kütüphanecilik eğitiminde geldiğimiz nokta şudur. 19 bilgi ve belge bölümünde 580 öğrenci kontenjanı ile kütüphaneci yetiştiriliyor. Her yıl yaklaşık 500’e yakın mezun veriliyor. Sonra bu mezunların önüne KPSS diye bir baraj konuluyor. Sınavda yeterli puan almak bir sorun, açılan kadronun azlığı bir başka sorun. Örneğin 2014 yılında sadece 4 kütüphaneci kadrosu açıldı. Bugün Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 122’si kapalı 1.118 kütüphanede, 373 kütüphanecilik/ bilgi ve belge yönetimi bölümü mezunu çalışmaktadır. Yani, üç kütüphaneye 1 kütüphaneci düşüyor. Şimdi olaya bir de, şu açıdan bakalım:
Halk kütüphanesi sayısı: Fransa; 9,400 / Almanya: 9,550 / Türkiye: 1,118
Kütüphane kullanıcı sayısı: Fransa:11,3 milyon /Almanya:11,4 milyon / Türkiye: 1 milyon.
Ülkelere göre düzenli kitap okuma oranları: Japonya:  %14 ABD. %12 İngiltere: %21 Türkiye: 10,000 kişide 1 kişi.
Kısaca, okumayan bir toplumuz. Gelin görün ki; bu ülkede herkes her konuda fikir sahibi. Herkes her şeyi biliyor. Rahmetli Uğur Mumcu’nun deyişiyle;  “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğumuz için” bu kadar çok konuşuyoruz; ama ne yazık ki boş konuşuyoruz.
Uğur Yüce (1940) İzmirli, kitapsever bir iş adamı. “Özet kitap” diye bir proje başlatmış Bu sitede; ekonomi, bilim, teknoloji, siyaset konusundaki 100’e yakın özgün eserin genişçe hazırlanmış özetlerini sunuyor bizlere ve diyor ki: “ Okumuyoruz.
Lisan sorunu, zaman sorunu, orijinal kitabı temin güçlüğü, fazla sayfa adedi, televizyondan fırsat bulamama, tembellik, sebep ne olursa olsun yeterince okumuyoruz.” Haksız mı?
100,000 kişinin yaşadığı bu ilçede her gün yüzlerce kahvehaneyi dolduruyoruz da bir kütüphaneyi dolduramıyoruz.
Kütüphanelerimizi sadece öğrenciler ziyaret ediyor. Onlar da okumaktan çok, ödev ve projeleri için geliyorlar.
Unutmayalım; çağımız bilgi çağıdır ve bilgiye ulaşmanın yolu kitaptan geçer. “Kitapsız hayat; kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.” ( SENECA)

NOT: Uğur Yüce’nin “Özet kitap” sitesini lütfen bir tıklayın. İyi okumalar.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir